Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17661 E. 2023/3278 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17661
KARAR NO : 2023/3278
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/831E., 2019/512 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/192 Esas, 2018/57 sayılı kararı ile

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2018/831 Esas, 2019/512 sayılı kararı ile

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.11.2021 tarihli, bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığın ByLock kullanmadığına,

2.ByLock’un yasak delil niteliğinde olduğuna,

3.ByLock görüşme içeriklerinin tespit edilemediğine,

4.Şartları oluşmadığı halde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın kendi kullanımında olan telefon hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, örgütle iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de örgüte yardım kastıyla hesap arttırımında

bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin yanlış uygulanması ve 53 üncü maddesi uygulanırken Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmemesi şeklindeki maddi hata dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olan; detaylı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi; dosya içerisinde bulunan HTS kayıtlarının CGNAT kayıtları ile uyumlu olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi;

2-)Kabul ve uygulamaya göre de;

a)Sanığın kendisinin ve çocuklarının örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan okullarda eğitim görmesinin, ayrıca sanığın örgütle iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirdiği mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi;

b)Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken atıf maddesi olarak 3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

c)Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında sadece TCK’nın 58/9 maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2018/831 Esas, 2019/512 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …