Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/17678 E. 2023/3243 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17678
KARAR NO : 2023/3243
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2017/521 Esas, 2018/178 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/1387 Esas ve 2019/118 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması görüşünü içeren 06.11.2021 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
ByLock verilerinin hukuka uygun delil olmadığına,
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip ByLock içerikleri tespit edilmeksizin mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine,
Tanık beyanlarının çelişkili ve uydurma beyanlardan oluştuğundan hükme esas alınamayacağına,
ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Sanığın fiilen kullanımında olan 0555 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock programına erişim sağladığının ve ByLock, HIS (CGNAT) kayıtlarına göre anılan hat üzerinden ByLock IP’lerine bağlandığının tespit edildiği, HTS kayıtlarındaki baz bilgileri ile ByLock HIS (CGNAT) kayıtlarındaki baz bilgilerinin uyumlu olması, sanık hakkında beyanlarda bulunan tanık G.O.nun -2013 Ağustos ayında Tübitak’ta çalıştığı sırada sanığın kendisiyle tanıştığını, evine misafirliğe gelmek istediğini, evine gelen sanık ve S.ın kendisinden telefonunu istediğini ve mesajlaşmak için program yükledikleri- şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün gizli haberleşme programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olup, emir ve talimata açık hale geldiği, programının kullanım süresi ve örgütsel faaliyetlerin anılan program üzerinden haberleşmenin sağlanması neticesinde gerçekleşmesi gözetildiğinde, eylemlerde süreklilik ve çeşitlilik olduğu gerekçeleriyle isnat edilen suçtan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu görülmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, gerekçeli kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarihli ve… sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve …sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi, karar tarihi itibariyle tek tanık olan G.O.un sanık sıfatıyla yargılandığı dosyadaki aşama beyanları da getirtilerek esas mahkemesince beyanları arasındaki çelişki de giderilecek şekilde tanık sıfatıyla yeniden dinlenilmesi, karar tarihinden sonra etkin pişmanlık beyanı dosyaya giren Ş.Ş.un tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve önceki beyanlarının okunması, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, beklenmesinden vazgeçilen ancak karar tarihinden sonra dosyaya giren dijital inceleme raporunun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunmasıyla diyeceklerinin sorulmasıyla savunması alındıktan sonra, tüm delillerin bir arada değerlendirilmesiyle hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak sanığın ByLock kullandığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve … sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.