YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17736
KARAR NO : 2023/3076
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/755 E., 2019/441 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/151 Esas, 2018/232 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/755 Esas, 2019/441 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının, gerekçeli karar başlığında tutuklama tarihinin “27.09.2016” yerine “28.09.2016” olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.11.2021 tarihli ve istinaf aşamasında dosyaya gelen 250578 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ve O.Ş.nin beyanlarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyecekleri sorulup dosyanın bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Delillerin yetersiz olduğuna, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
3. Sanığın ByLock kullanmadığına,
4. Sanığın ByLock uygulamasını örgütsel niteliğini bilerek ve kasten kullandığının ispatlanamadığına,
5. CGNAT kayıtlarının hayatın olağan akışına ve maddi gerçeğe aykırı olduğuna,
6. USERID numarasının tespit edilmesi, daha sonra da CGNAT kayıtları ile karşılaştırılması gerektiğine,
7. Yargılama süreçlerindeki birçok hata göz önüne alındığında ByLock verilerinin güvenilir olmadığına,
8. Sanığın örgüt içindeki konumunun somut şekilde tespit edilmediğine,
9. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
HTS-HİS kayıtları, ByLock tespit tutanakları, sanık savunması ve sanık tarafından kullanılan GSM hattı ve telefon cihazına ait bilgiler toplanarak; (…) (…) (92) (83) numaralı GSM hattına ilişkin BTK dan gönderilen HTS-HIS kayıtları analizinin yapılması ve irtibat trafiğinin saydırılması, ByLock tespit tutanaklarında belirtilen GSM numarası ve telefon cihazı ile ByLock sunucularına erişim yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise hangi tarihler arasında ne kadar süre ile yapıldığı, kaç kere bağlantı kurulduğu, sanığın ByLock aracılığı ile kullandığı GSM hattının ByLock kullanımı yapılan dönemde aktif olup olmadığı, aktif olarak kullanılmış ise o tarihlerdeki diğer iletişim kayıtlarının değerlendirilmesi suretiyle mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; sanığın kullandığı ByLock tespitine konu söz konusu GSM hattına ait HIS kayıtları incelendiğinde 12.11.2014-20.02.2016 tarihleri arasında 359542051626140 IMEİ numaralı iletişim cihazına takılı söz konusu GSM hattı ile 81 farklı tarihte toplam 6217 kez ByLock sunucuları/ sistemlerine ait IP numaraları ile iletişim kurulduğunun tespit edildiği, bu verilere istinaden yukarıda belirtilen IMEİ numaralı cihaza takılı söz konusu GSM hattı ile ByLock sunucuları/sistemlerine iletişim kuran ve yukarıda belirtilen söz konusu GSM hattını aktif olarak kullanan kişinin sanık olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği belirtilerek, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, tutuklama tarihinin karar başlığında hatalı yazılması dışında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlK Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY’nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği anlaşıldığından,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, hükümden sonra dosyaya gelen 250578 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun, yine maddi gerçeğin ve sanığın örgütsel konumunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespit edilmesi bakımından, hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen, M.A.U.nun, E.A.nın, O.Ş.nin ve B.O.nun beyanlarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/755 Esas, 2019/441 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.