YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18041
KARAR NO : 2023/4473
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulu’nun 04.06.1984 tarihli ve 2-196 sayılı Kararında yer verildiği üzere, ilgili kişinin yüzüne karşı verilen bir hükme yönelik yasal temyiz süresi, tefhimle birlikte başlamakta olup sonradan yapılan karar tebliği, temyiz süresini yeniden başlatmayacaktır. Ancak, tefhim ile birlikte temyiz süresinin işlemeye başlaması için kanun yolu bildiriminin Kanun’un öngördüğü şekilde ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde yapılması gerekmektedir. Anayasa’nın 40/2 nci maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddeleri uyarınca gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunludur. Yanılgılı bildirim nedeniyle temyiz hakkının etkin kullanılmasının engellendiği hâllerde temyiz isteminde bulunan bu yanılgısından faydalanması gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.02.2023 tarih ve 2022/6-312 Esas, 2023/47 sayılı Kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nin 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 310 nuncu maddesine göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde, “istinaf süresinin 15 …” olduğu belirtilerek yanıltılması nedeniyle hak kaybına neden olduğu değerlendirilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 ve tarihli, 2017/133 Esas, 2017/173 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, sanık ve müdafiinin katıldığı karar duruşmasında itiraz yolu olarak istinaf gösterilmesine rağmen süre olarak “on beş …” olarak ihtar edildiğinin anlaşıldığı,
Sanık müdafiinin İlk Derce Mahkemesi kararına karşı kanunda öngörülen yedi günlük süreden sonra istinaf başvurusunda bulunulduğu … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 08.12.2017 tarihli ve 2017/1951 Esas, 2017/2015 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun CMK’nın 279/1-b maddesi gereğince reddedildiği,
Sanık müdafii tarafından red kararına karşı itiraz kanun yoluna gidildiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.01.2017 tarihli ve 2018/2 Değişik … sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 308/A maddesinde ki “Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz … içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz” düzenleme karşısında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılığının itiraz kanun yolunu işletilip işletilmeyeceğinin belirlenerek, dosyanın istinaf kanun yolu denetiminden geçmesinden sonra ilgililerin talebi olması halinde temyiz kanun yoluna gidilip gidilmeyeceğinin tespit edilmesi amacıyla Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.