Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/18255 E. 2021/10823 K. 20.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18255
KARAR NO : 2021/10823
KARAR TARİHİ : 20.12.2021

I- TALEP:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarih ve 2021/112580 sayılı yazısı ile; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … hakkındaki kamu davasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/3 ve 104/2. maddeleri gereğince zaman aşımı nedeniyle düşürülmesine dair … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2014/227 esas, 2018/52 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25/02/2019 tarihli ve …karar sayılı ilâmında “..suçun mütemadi niteliği, kural olarak görevli mahkemenin belirlenmesi ya da kovuşturma usulünün tespiti bağlamında bir özellik taşımaz. Örgüt üyeliği temadi eden suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintiyle sona erecektir. Kesinti tarihi suç tarihidir. Mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır..” şeklindeki açıklamaların yer aldığı,
Somut olayda, sanık hakkında… Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2009 tarihli ve 2009/1298 soruşturma, 2009/710 esas, 2009/531 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında suç tarihinin 16/03/2007 ve öncesi olarak yer aldığı, sanık hakkındaki … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2007 tarihli ve 2007/92 değişik iş sayılı yakalama kararının infaz edilemediği nazara alındığında,
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 314/2. maddesinde tanımlanan silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlar kapsamında kaldığı, 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerince 15 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinin… Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2009 tarihli iddianamesinde 16/03/2007 olarak gösterilmesi ve sanık hakkındaki yakalama kararının infaz edilememesi karşısında, zaman aşımı süresinin 26/06/2009 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ile başlayacağı ve karar tarihi itibariyle anılan sürenin dolmadığı gözetilmeksizin, sanığın örgüt üyeliğini en son 2003 yılında yaptığı ve 15 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06/09/2021 gün ve 94660652-105-34-14571-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir.
II-OLAY;
… valiliğine sunduğu 23.11.1998 tarihli dilekçesinde Recep Güvercin, Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinde öğrenci olan, kendisinden üç aydır haber, mektup alamadığını fakat dersleri nedeni ile mektup yazamamış olabileceğini düşündüğünü ancak; 01.10.1998 tarihli yazı ile okulla ilişiğinin kesildiğini öğrendiğini, tüm araştırmalarına rağmen bulamadığını ve hayatından endişe duyduğunu belirterek, akıbetinin araştırılmasını istediği oğlu … hakkında kayıp başvurusunda bulunmuştur. Başvurusuna istinaden, kollukta tanzim edilen 24.11.1998 tarihli müracaat tutanağında verdiği beyanında da oğlundan haber alamaması ve hayatından endişe etmesi nedeni ile kayıp başvurusunda bulunduğunu belirtmiştir. TEM Şube Müdürlüğüne gönderilen, 30.11.1998 tarihli Çarşı Karakolunun yazısı ve eki formlarda, kayıp şahıs olarak belirtilen sanık …’in ikamet adresi, babası Recep Güvercin ile aynı yerde kaldığı belirtilen ayrıntıları yazılı, İskenderun mahallesinde bulunan ikamet olarak gösterilmiştir. 01.12.1998 tarihli … İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı ile kayıp olduğu bildirilen sanıkla ilgili evraklar, Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir.
07.03.2007 tarihinde kolluğa gelerek oğlu hakkında bilgi vermek istediğini beyanla müracatta bulunan Recep Güven’in, bilgi veren sıfatı ile halen aynı adreste ikamet ettiğini de belirterek verdiği beyanında özetle; … ile İran arasında tır şoförlüğü yaptığı dönemde, kayıp ihbarı ve müracaatında bulunduğu oğlu hakkında süreçte yaptığı araştırmada, oğlunun PKK terör örgütüne katıldığını duyduğunu, son günlerde örgütten 200-300 kişilik bir grubun kaçarak Kuzey Irak’a geçtiklerini ve orada yaşadıklarını, bu grup içerisinde olan oğlunun herhangi bir eyleme katılmış olduğunu düşünmediğini ayrıca teslim olacağına dair bilgilere ulaştığını, bu nedenle Kuzey Irak’a giderek oğlunu aramaya karar verdiğini, bulursa getirip teslim etmek istediğini, bu nedenle kendisine yardımcı olunmasını istemiştir.
İl Emniyet Müdürlüğünün 12.03.2007 tarihli yazısı ile CMK 250. madde ile yetkili … Cumhuriyet Başsavcılığından, PKK/KONGRE-GEL terör örgütüne üyesi olup kırsalda bulunduğu ve örgütten kaçtığı anlaşılan sanık hakkında, teslim olması durumunda görevlendirilecek personel tarafından bulunduğu yerden alınması ve gerekli işlemlerin yapılması maksadı ile hakkında arama kararı çıkartılması talep edilmiştir.
15.03.2007 tarihli adli sicil kaydında adli sicil kaydının olmadığı belirtilen sanık hakkında tanzim olunan tahkikat evrakı, … Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/441 soruşturma sayısına kaydedilmiştir.
CMK 250/1 maddesinde belirtilen suçlara bakmakla görev ve yetkili … Cumhuriyet Başsavcılığı, 15.03.2007 tarihli yazısı ile Özel Yetkili 6. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Üyeliğinden özetle, PKK terör örgütü üyesi olmak suçundan yürütülen soruşturmada hakkında 5271 sayılı CMK’nın 100/3-a-9 maddesi gereği tutuklama nedenleri bulunan ve bu güne kadar yakalanamaması dolayısıyla da kaçak durumda olması sebebi ile sanık hakkında 5353 sayılı Kanunun 10 maddesi ile değişik “CMK’nın 98/1 maddesi gereğince yakalama emri” çıkartılması talebinde bulunulmuştur.
… 6. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğinin, 16.03.2007 tarih, 2007/92 müt. karar no’lu kararı ile sanık hakkında, CMK’nın 98 maddesi gereğince yakalanmasına ve hakkında yeteri kadar yakalama emri düzenlenmesine, itiraz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Terör örgütü üyesi olmak suçundan tanzim olunan yakalama emri, Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2007 tarihli müzekkeresi ile kolluğa gereği için gönderilerek, tekide mahal bırakmaksızın her yılın Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında bilgi verilmesi istenilmiştir.
02.04.2007 tarihinde kolluğa gelerek oğlu hakkında bilgi vermek istediğini beyanla müracatta bulunan Recep Güven’in, bilgi veren sıfatı ile halen aynı adreste ikamet ettiğini belirterek verdiği beyanında özetle; şoförlük yaptığını, beş çocuğundan biri olan, 1997 yılında Marmara Üniversitesi Elektrik Mühendisliğini kazanan ancak 1998 yılında ikinci sınıfta iken devamsızlık yaptığı ve okulu bıraktığı haberini aldığı ve haber alamadığından aramaya başladığı oğlunun PKK terör örgütüne katıldığını duyduğunu, bu nedenle ölmüş olabileceğini düşündüğünü, ancak üç ay kadar önce örgütten kaçarak ayrılanların olduğunu ve çok sayıda kişinin Dahok’a gittiklerinin söylediğini, oğlunun ölmediğini ve örgütten ayrılarak Dahok’a geçtiğini öğrendiğini, oğlunun dönmesi için elinden geleni yapmaya karar verdiğini, pasaportunun süresi dolduğundan 2007 yılında emniyete başvurarak oğlunu getirmek ayrıca etkin pişmanlıktan yararlandırmak için kendisine yardımcı olunmasını talep ettiğini ve kendisine para yardımı yapıldığını, isteği üzerine ayrıca görevlilerin irtibat için cep telefonu numaralarını da kendisine verdiklerini, 20.03.2007 tarihinde Dahok’a gittiğini, aramaları neticesinde Domis Köyünde Gazeteciler Cemiyetinde oğlunu bulduğunu, dönmesi için yalvardığı, etkin pişmanlık yasasından faydalanabileceğini ceza almayacağını anlattığı oğlunun, örgütten ayrıldığını fakat askerlik sorunu olması nedeni ile dönmek istemediğini, Erbil’de bir şirkette çalışacağını söylediğini, oğluna inanmaması halinde araması için polis memurlarının kendisine verdiği telefon numaralarını verdiğini, bir gece birlikte kaldıklarını ancak sabah uyandığında oğlunun gitmiş olduğunu gördüğünü, gelir umudu ile beş gün beklediğini ancak oğlunun geri gelmediğini, dönmeyeceğini anladığından ve umudunu da kaybettiğinden, 27.03.2007 tarihinde ülkeye döndüğünü, oğlunun görevlileri cep telefondan arayacağını düşündüğünü beyan etmiştir. 17.11.2007 tarihli tutanakta da Recep Güvercin’in yapılan mülakatta benzer hususları anlattığı ancak beyanlarında 2007 yılında Irak’a getirmek için gittiği oğlunun, Dahok’ta, bir Türk inşaat firmasında elektrikçi olarak çalıştığını beyan ettiği; 07.05.2008 tarihli tutanakta ise yapılan mülakatta oğlunun sağ olduğunu, ara sıra internetten görüştüklerini, ikna etmeye çalıştığını beyan ettiği görülmüştür. Her iki tutanak içeriğinde Recep Güvercin’in ikameti İskenderun mahallesinde belirtilen adres olarak gösterilmiş, ayrıca şahsın cep telefonundan aranılarak çağrıldığı belirtilmiştir.
Bu süreçte, 18.03.2009 tarihli … İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile aralarında sanığında adının bulunduğu kişilerin örgüt mensubu oldukları tespit edildiği belirtilerek, haklarında yakalama emri çıkartılması Cumhuriyet Başsavcılığından istenmiştir. Bahse konu yazı ve eki belgelerde, PKK/KONGRA- GEL terör örgütü içerisinde kırsalda faaliyet gösteren Diyabakır nüfusuna kayıtlı örgüt mensuplarının deşifresine yönelik yapılan çalışmalarda, çeşitli tarihlerde yapılan operasyonlarda elde edilen bilgi, belge ve fotoğrafların incelenmesi neticesinde, sanık …’in Avaşin kod adı ile tespitinin yapıldığı, ele geçen ve sanığa ait olduğu belirtilen siyah beyaz bir fotoğraf ile … TEM Şube Müdürlüğünden, …’de ikamet ettiği belirtilen ailesine sanığın fotoğrafının gösterilerek, akibeti hakkında bilgi alınmasının istenildiği, … TEM Şube Müdürlüğünde tanzim edilen 12.02.2009 tarihli bilgi edinme tutanağında, ayrıntıları belirtilen “…Fırat Mahallesi, Şirinyer/Buca” adresinde ikamet eden Turan Güvercin’in, özetle beyanında, örgüt kıyafeti içerisinde sol tarafından küçük boy vesikalık çekilen fotoğraftaki şahsın abisi … olduğunu, ailevi nedenlerle babaları ile görüşmediklerinden, abisini kendilerinden ayrı olarak Hani ilçesinde bulunan halasının, kendilerini ise Hacı Ahmet adlı şahsın büyüttüğünü, Adnan isimli kardeşlerinin olduğunu bildiklerini ancak tanımadıklarını, en son örgüte katılmadan beş yıl önce gördüğünü, yirmi beş yıldır …’de yaşadığını, 12-13 yıl önce…’da okurken kaybolduğunu duyduklarını, babasının kendisini aradığını ancak bulamadığını fakat örgüte katıldığını duyduklarını, babasının ikametinin olmadığını, çocuklarınca kabullenilmediğini ve şoförlük yaptığını, 2008 yılında babası Recep Güvercin’in yanına gelerek Adnan’ın örgütten kaçtığını, Erbil’de yaşadığını, Türkmen bir muhasebeci bayanla evlenip orada muhasebecilik yaptığını, gidip Adnan’ı getireceğini, valilikte bu nedenle yardım amaçlı kendisine bir miktar para verildiğini, adres olarak ise kendisinin adresini ikamet adresi olarak bildirdiğini söylediğini, o dönem bir müddet otellerde kalan babasının nerede olduğunu bilmediğini, örgüt içerisinde yer alan Adnan’ın kendisini aramadığını, nerede olduğunu bilmediğini, ancak fotoğrafa gösterilen şahsın o olduğunu beyan etmiştir.
UYAP’ta yapılan sorgulamada,… CMK’nın 250. maddesi ile görevli Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/768 soruşturma sayılı dosyası ile açık dosyasının bulunduğu tespit edilmiştir.
… Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250 Madde ile yetkili), 01.06.2009 tarih, 2007/441 soruşturma, 2009/95 karar sayılı, suç tarihinin “1998” ve adresinin ise ayrıntıları belirtilen “Fırat Mahallesi Buca/…” olduğu belirtilen yetkisizlik kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma dosyasının, sanığın… ilinde örgüte katılması ve… Cumhuriyet Başsavcılığında hakkında 2006/768 numarası ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturmasının bulunması nedeni ile yer itibariyle yetkisizlik kararı verilerek, suça bakmakla görevli ve yetkili… Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK. 250. maddesi ile görevli) gönderilmesine karar verilmiştir.
Yetkisizlik kararı ile gönderilen soruşturma evrakı, 09.06.2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcısı Vekilince havalesi yapılarak… Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/1298 soruşturma nosuna kaydedilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 2006/768 sayılı soruşturmasında ise;
PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üyesi olmak suçundan aranan ve 13.03.2006 tarihinde yakalanarak gözaltına alınan Savaş kod adlı …,… Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 15.03.2006 tarihinde, müdafii eşliğinde, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek vermiş olduğu ifadesinin ilgili kısımlarında belirtildiği şekli ile sanık hakkında,
“1995 yılında Marmara üniversitesi ingilizce öğretmenliğini kazandım…
Marmara Üniversitesi PKK/YCK içerisinde faaliyet gösterenler;…
10- … Diyarbakırlıdır. Teknik Eğitim Fakültesi 1. Sınıf öğrencisi idi. Kendisini 2003 yılında HINERE Alanında DAB bünyesinde AZAD kod adıyla silahlı olarak faaliyet gösterirken görmüştüm.”
Ve ayrıca özetle ifadesinde 2001 yılında silahlı eğitim almak için Kuzey Irak’a gönderildiğini, bulundukları Yunanistan’dan sahte kimlik ve pasaportla Gürcistan’a, oradan Ermenistan’ın Erivan şehrine, buradan Tahran’a ve sonrasında Urumiye kentine gittiklerini, Urumiye’den Hınere Kampına götürüldüğünü, burada 2001-2003 yılları arasında eğitim aldığına dair kısımda ise;
” Ayrıca diğer örgüt mensuplarının da kod adlarını yukarıda belirttim.” şeklinde;
15.03.2006 tarihli teşhiste ise “E 118” ile numaralandırılan, süreçte sanığın kardeşine de gösterilen fotoğrafla aynı olduğu anlaşılan …’in fotoğrafı gösterildiğinde,
“…örgüt mensubunu Azad kod … olarak tanırım. Kendisi Marmamara üniversitesinden YCK içerisinde faaliyet gösterdiğinden dolayı tanırım. 1998 yılında Yunanistan üzerinden örgüte katıldı, 1999 yılında Yunanistan’da gördüm, 2001 yılında Hınıre alanında Türkiye çalışmaları faaliyeti yürütmekte idi. 2003 yılında DAB (Demokratik Aydınlar Birliği) bünyesinde faaliyet yürütmekte idi. 2003 yılından sonra kendisini görmedim” demiştir.
İl Emniyet Müdürlüğünün 22.03.2006 tarihli yazısıyla Cumhuriyet Başsavcılığından, …’in beyanlarında geçen, içlerinde sanığın adının da bulunduğu görülen 16 kişi hakkında, arama kararı aldırılabilmesi için yapılacak işlemlerin bildirilmesi istenilmiştir…. Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK.250 madde ile görevli), 09.05.2006 tarih, 2005/2472 soruşturma, 2006/157 karar sayılı ayırma kararı ile 13.03.2006 tarihi ve öncesinde yasa dışı PKK/KONGRE-GEL terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, …’in beyan ve teşhisinde örgüt üyesi oldukları belirtilen, aralarında sanık …’inde bulunduğu, (17) şüpheli şahıs hakkında, yakalanmaları için arama kaydına alınması gerektiğinden, şahıslar hakkındaki evrakın tefriki ile 2006/768 soruşturma numarasına kaydına karar verilmiştir.
… hakkında… Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.05.2006 tarih, 2005/2472 soruşturma ve 2006/190 iddianame numaralı iddianamesi ile 13.03.2006 ve öncesi yasa dışı PKK/KONGRE-GEL Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 314/2,221/4-son,53,62,63 ve 3713 sayılı TMK’nın 5 maddelerince cezalandırılması istemi ile iddianame hazırlanmıştır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK’nun 250. Maddesi ile yetkili), 26.06.2009 tarih, 2006/768 soruşturma, 2009/269 karar sayılı ayırma kararı ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2009 tarih 2007/441 soruşturma, 2009/95 sayılı yetkisizlik kararı ile gönderilen soruşturma evrakında hakkında yakalama emri düzenlenen sanık hakkında, kamu davasının açılması için evrakın 2009/1298 sayılı soruşturma dosyası ile birleştirilmek üzere dosyandan ayrılarak, 2009/1427 soruşturma numarasına kaydolmasına, itirazı kabil olmak üzere karar verilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK’nun 250. Maddesi ile yetkili), 26.06.2009 tarih, 2009/1427 soruşturma, 2009/230 birleştirme numaralı kararı ile de soruşturma evrakı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli hakkında yürütülen aynı konu ve olaya ilişkin 2009/1298 sayılı soruşturma dosyasının bulunması nedeni ile aralarında bağlantı bulunduğundan birleştirilmesine ve eski kayıt olan 2009/1298 soruşturma numaralı evrak üzerinden soruşturmaya devamına, 2009/1427 numaralı kaydın ise kapatılmasına, itirazı kabil olmak üzere karar verilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK’nun 250. Maddesi ile yetkili), 26.06.2009 tarih, 2009/1298 soruşturma, 2009/710 esas ve 2009/531 iddianame numaralı, suç tarihinin 16.03.2007 tarihi ve öncesi, ikamet adresinin ise ayrıntıları belirtilen “Fırat Mahallesi Buca/…” olduğu belirtilen iddianamesi ile Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim öğrencisi iken terör örgütünün dağ kadrosuna katılarak faaliyet yürüttüğü ve Azad (K) ismini aldığı anlaşılan sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5, TCK’nın 53 ve 58 maddelerince cezalandırılması istenilmiştir. İddianame anlatımında, belirtilen şekli ile özetle;
“.. hakkında kamu davası açılan …’in 15/03/2006 tarihinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan beyanlarında;
Şüpheli …’i fotoğrafından teşhis ederek PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu olduğunu, Azad (K) ismini kullandığını, kendisini Marmara Üniversitende YCK içeresinde faaliyet gösterdiğinden dolayı tanıdığını, 1998 yılında Yunanistan üzerinden örgüte katıldığını, bu şahsı 1999 yılında Yunanistan’da 2001 yılında da PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün HINERE kırsalında Türkiye çalışmaları faaliyetleri yürütmekteyken gördüğünü, 2003 yılında DAB (Demokratik Aydınlar Birliği) bünyesinde faaliyet yürttüğünü ve 2003 yılından sonra bu şahsı görmediğini beyan ettiği,
Şüpheli …’in babası olan Recep GÜVERCİN’in 23/11/1998 tarihli dilekçe ile … Valiliğine müracaat ederek oğlunun Marmara Üniversitesi Teknik Fakültesi öğrencisi iken 3 aydan beri haber alamadığını ve oğlunun kayıp olduğunu bildiriği, … Emniyet Müdürlüğünce arama kayıtlarına alındığı,
07/03/2007 tarihli bilgi alma tutanağında şühpelinin babası olan Recep GÜVERCİN’in yaptığı araştırmalarda oğlu …’in PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne katıldığını, yaptığı araştarmalar sonucu öğrendiğini, en son olarak oğlunun 200-300 kişilik bir grup ile birlikte örgütten kaçarak Kuzey Irak’a yerleştiğini ve oğlunu bularak teslim etmek istediğini ve pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmesi için gerekli yardımların yapılmasını talep ettiği
… şüpheli … hakkında PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üyesi olmak suçundan yapılan soruşturmada … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK’nun 250. Maddesi ile yetkili) 2007/92 D.İş sayılı kararı ile hakkında yakalama emri düzenlendiği”
Belirtilmiştir.
02.07.2009 tarihinde,… 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK’nın 250 Maddesi ile görevli) 2009/78 iddianame değerlendirme nolu kararı ile iddianame kabul edilmiştir. Mahkemenin 2009/155 esasına kayden yapılan kovuşturmada özetle, 03.07.2009 tarihli tensiple, yakalamalı sanığın yakalama halinin devamına karar verilmiş ve süreçte 06.10.2009 ile 28.01.2014 tarihleri arasında yapılan 14 celse boyunca sanığın yakalama emrinin infazı beklenilmiştir. Şüpheli hakkında arama çalışmalarına devam edilebilmesi için sistem üzerinden yakalama emrinin gönderilmesi gerektiği, UYAP kaydı olmadan fiziken gönderilen akibet araştırma müzekkerelerinin iade edildiğinin bildirilmesi üzerine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tanzim edilen eski tarihli gıyabi tutuklama kaydının sisteme aktarılması amacı ile 10.04.2012 tarihli duruşmada; sanık hakkında yakalama kararının devamına, UYAP sisteminden yeniden yakalama kararı çıkartılmasına karar verilerek, 12.04.2012 tarihli tutanakla, eski tarihli gıyabi tutuklama kaydının UYAP sistemine dahil edilebilmesi için suç tarihi 1998 yılı ve sanıkla ilgili … 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.03.2007 tarihli yakalama müzekkeresinin sisteme aktarılması amacı ile tutanağın düzenlendiği belirtilmek sureti ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında yakalama emri/ tutanak tanzim edilerek, Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
Yakalama emrinin infazına yönelik süreçte yapılan araştırmada, … İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı ekinde gönderilen 21.11.2012 tarihli tutanakta, sanığın sorumluluk bölgesinde adresinin tespit edilemediği, abisi Çetin İnci ile yapılan görüşmede özetle, 1997-1998 yıllarında Adnan’ın siyasi faaliyetlerinden dolayı …’dan ayrılarak…’a gittiğini, babası ve kendisi ile de bu faaliyetleri nedeni ile kavga ettiğini, o günden beri kendisi ile görüşmediklerini, ailesine kızdığı için kendisinin soyadını İnci olarak değiştirdiğini, babasının yaşlı olduğunu ve bedensel özürlü olan kardeşi Metin’in yanında kaldığını, Adnan’ın en son Avrupa’ya gittiğini ancak hangi ülkede kaldığını bilmediğini, o ülkede evlendiğini ve çocuk sahibi olduğunu bildiğini ancak görüşmediklerini, başkaca bir bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
06.03.2014 tarihinde Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanunla, Terörle Mücadele Kanunun 10. maddesi gereğince görevlendirilen mahkemelerin kapatılması nedeni ile… 10 Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2014 tarih, 2009/155 Esas ve 2014/243 Karar sayılı dosya inceleme ve devir tutanağı ile dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 12.03.2014 tarihli yazı ekinde gereği için dosya,… Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
Dosya Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilerek, mahkemenin 2014/114 esasına kaydedilmiştir. Fakat mahkeme, 24.03.2014 tarihli tensiple yetkisizlik kararı vererek dosyanın … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, itiraz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar vermiştir. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2014 tarih, 2014/114 Esas ve 2014/96 Karar sayılı kararının gerekçesinde özetle; sanığa isnat olunan eylemin, Kadıköy adresinde bulunan Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Kampüsünde gerçekleştiği, suç yeri itibariyle yargılama yetki ve görevinin … Ağır Ceza Mahkemelerine ait olduğu belirtilmiştir. Karar başlığında, sanığın ikamet adresi, iddianame de belirtilen ve süreçte … ilinde yaşayan kardeşi Turan Güvercin’in bilgi edinme tutanağında ve üst yazılarında belirtilen adres olarak yazılmıştır. Adrese gönderilen içerisinde gerekçeli kararın bulunduğu tebligat mazbatasında “Adrese gidildiğinde muhatabın adresten taşındığı, tanınmadığı, ad ve soyadı belirtilen komşusunun sözlü beyanından öğrenildiği, ilgili muhtarlık kaydına rastlanılmadığı, evrakın tebliğ imkansızlığından merciine iade” edildiği şerhi ile 09.04.2016 tarihinde iade edilmiştir.
18.04.2014 tarihli kesinleşme şerhinde, itiraz edilmeyen kararın 17.04.2014 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. 18.04.2014 tarihli yazı ile dosya görevli mahkemeye gönderilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
… 7. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilen dosya, mahkemenin 2014/227 esasına kaydedilmiştir. 05.05.2014 tarihli tensiple verilen kararla sanık hakkında … 6. Ağır Ceza Mahkemesince çıkartılan yakalama emrinin devamına, 18.09.2014 tarihli duruşmada ise yakalama emrinin kaldırılarak, sanık hakkında CMK’nın 98. maddesi uyarınca ifadesinin alınmasına yönelik yakalama emri çıkartılmasına, savunması alındıktan sonra serbest bırakılmasının istenmesine karar verilmiştir. 23.09.2014 tarihli müzekkere ile… 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2012 tarihli yakalama emrinin bila infaz iadesi Cumhuriyet Başsavcılığından istenilmiştir. Aynı tarihte sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ifadesinin alınması, savunması alındığında serbest bırakılmasına yönelik yakalama emri tanzim edilmiştir. 21.11.2017 tarihli 9. Celsede tanık sıfatı ile …’in dinlenilmesine karar verilmiş ise de adresine çıkartılan davetiye, binanın yıkılmış olduğu belirtilerek 04.12.2017 tarihinde iade edilmiştir. 20.02.2018 tarihli 10. duruşmaya kadar olan süreçte yakalama kararının infazının beklenildiği, 20.02.2018 tarihli duruşmada, iddia makamının mütalaasında, sanığın en son örgüt üyeliği yaptığı tarihin 2003 yılı olduğu, 15 yıllık zamanaşımının 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104 maddelerince 2018 yılında dolduğu, hangi ayda olduğu tespit edilemediğinden lehe değerlendirilmesi gerektiği, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımından dolayı düşürülmesine karar verilmesi istenilmiştir. Bu duruşmada tefhim olunan hükümle davanın düşürülmesine karar verilmiştir. Tefhim olunan hüküm şöyledir;
“1-Sanık … Güvencin’in üzerine atılı “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan dolayı yapılan yargılama sırasında bu suç yönünden 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2 maddeleri gereğince olağanüstü azami zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine,
2-Verilen karar uyarınca sanık … hakkında çıkarılan yakalama emrinin kaldırılmasına, infaz edilmeksizin geri iade edilmesi için C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanığın yokluğunda, iddia makamında C.Savcısı Ali Pehlivanoğlu’nun huzuru ile talebe uygun ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe veya bulunduğu yer mahkemesi aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe veya mahkememiz kalemine gelip zapta geçilmek şartıyla beyanda bulunmak suretiyle… Bölge Adliye Mahkemesi’nde İstinaf-yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.”
… 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarih, 2014/227 Esas ve 2018/52 Karar sayılı, suç tarihinin “1998” ve sanığın ikamet adresininde ayrıntıları daha önce belirtilen … ili Buca ilçesindeki adres olduğu belirtilen gerekçeli kararının ilgili kısımları belirtildiği şekli ile şöyledir;
“…Sanık hakkında yapılan arama ve çıkartılan yakalama emirlerine rağmen temini ve ifadesinin alınması mümkün olmamıştır.
Sanık hakkında iddianamede suç tarihinin 2007 ve öncesi olduğu belirlenmiş ise de, sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğu konusunda ifade veren ve dosyada bu konuda tek delilin tanık …’in beyanı olup, bu beyanında tanık Muhtesim, sanığın 2003 yılında silahlı terör örgütüne üye olduğunu bildirdiği, bu nedenle suç tarihinin 2003 yılı olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığa isnat edilen ve lehine olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nın 168/2 maddesinin cezasının üst sınırı göz önüne alınarak 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104 maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yoluna gidilmiş ve izah edilen gerekçe doğrultusunda …hüküm kurulmuştur.”
20.02.2018 tarihli müzekkere ile yakalama emri geri alınmıştır.

… ili Buca ilçesinde bulunan adrese gönderilen gerekçeli kararı içerir örnek no 25’e göre hazırlanmış ve üzerinde CMK’nın 291 maddesi şerhini barındırır tebligat 16.04.2018 tarihinde iade edilmiştir. Mazbatada “Adrese gidildi, muhatabın adresten tanınmadığı, ad ve soyadı belirtilen komşusunun sözlü beyanından öğrenildi. İlgili muhtarlık kaydına rastlanılmadı. Evrak tebliğ imkansızlığından merciine iade” şerhinin işlendiği, muhtarın imzasının bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece bu sefer aynı adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat çıkartılmıştır. Bu kapsamda tanzim olunan mazbata da ise “tebligat kanunun 35 maddesine göre; tebliğ evrakının bir nüshası muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edilmiştir.” “Muhatap adresinden ayrılmış yeni adresi de bulunamadığından 1 ve 2 sahife kapıya asılmıştır” şerhleri ile gerekçeli kararın 09.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir.
25.05.2018 tarihli kesinleşme şerhine göre karar, istinaf edilmeden, 17.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
HSK Başmüfettişliğinin denetimi esnasında incelenen dosyada, örgüt üyeliği suçunun temadi eden suç olması nedeni ile yakalanamayan sanık hakkında kamu davasının açılması ile temadinin kesileceği, zamanaşımı süresinin bu nedenle iddianame tanzim tarihi olan 26.09.2009 tarihinden itibaren başlayacağı gözetilmeden 1998 yılından başlatılması 765 sayılı TCK’nın 104 maddesine aykırı görüldüğünden, kesinleşen kararın kanun yararına bozulması ihbarda bulunulmuştur.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2021 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden,… Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250.madde ile yetkili) 26.06.2009 ve 2009/1298 soruşturma, 2009/531 sayılı iddinamesiyle, sanık hakkında PKK silahlı terör örgütüne katılması nedeniyle iddiname düzenlendiği, silahlı örgüt üyeliğinin temadi eden suçlardan olduğu, yakalanamayan sanık hakkında kamu davasının açılması ile temadinin kesintiye uğrayacağı bu nedenle zamanaşımı süresinin iddianamenin düzenlendiği 26.09.2009 tarihinde başlayacağı gözetilmeden 1998 tarihinde başlatılması 765 sayılı Yasa’nın 104 maddesine aykırı görüldüğünden, kesinleşen kararının yararına bozulması görüşünde bulunulmuştur.
III- HUKUKİ UYUŞMAZLIK:
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemi ile 26.06.2009 tarihinde iddianame tanzim edilen ve fakat hakkındaki yakalama emri infaz edilemeyen sanık hakkında, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkin ise de öncelikle kararın kanun yararına bozma Kanun yoluna konu olup olamayacağının tartışılması gerekmiştir.
V-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME;
Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 – 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır.
Sanık aleyhine Kanun yararına bozma Kanun yoluna başvurulabilmesi mümkündür; fakat, bu halde hükmün aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulması gerekir (CGK’nın 21.11.2006 gün, 2006/23-246 esas, 2006/241 karar ve 14.06.2005 gün ve 55-64; 04.07.2006 gün ve 185-175 sayılı kararları).
Usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ve bu nedenle kesinleşmeyen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulamaz (CGK’nun 11.05.2004 gün, 2004/10-95-114 sayılı kararı).
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kabule ve dosya kapsamına özellikle babasının ve kardeşleri Çetin ve Turan’ın beyanları ile yakalama emri kapsamında yapılan araştırma tutanağına göre, hakkında kayıp ihbarında bulunulduğu, okulunu bırakmak ve ailesini terk etmek sureti ile yurt dışına çıkarak örgüte katıldığı, sonrasında örgütten ayrılıp Irak’a yerleştiği, askerlik sorunu nedeni ile de ülkeye dönmeyeceğini söylediği anlaşılan, hakkında düzenlenen tutuklama ve yakalama emirleri infaz edilemeyen ve ayrıca hakkında gaiplik veya kaçaklık kararı bulunmayan sanık hakkında çıkarılan davetiyenin Tebligat Kanununun 28. maddesi yerine, şartları oluşmadığı halde 35. maddesi gereğince tebliğ edilmiş kabul edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından talebe konu karar usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinden istemin reddine karar verilmiştir.
VI- SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce, … 7. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarih, 2014/227 E.-2018/52 K. sayılı kararının kesinleşmemesi nedeni ile yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.