YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1875
KARAR NO : 2021/9381
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2017 tarih
ve 2017/203 – 2017/43 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Kısak yönünden),
03.04.2017 (Sanıklar …, …
yönünden)
Hüküm : 1-Sanık …’ın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı
Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 58/6-7 maddeleri,
Diğer sanıkların TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun
5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 58/6-7 maddeleri gereğince
mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının esastan
reddi,
2-Sanık …’ın terör örgütü propagandası
yapma suçundan hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına kararına yönelik istinaf başvurusunun
incelenmeksizin iadesine
Temyiz edenler : Sanıklar müdafiileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık … müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık … hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı aynı Kanunun 231/12. maddesine göre itiraz kanun yolu açık olup bu karara yönelik istinaf ve temyiz yolu mümkün bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin incelenmeksizin iade kararına ilişkin temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2- Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
a. Sanıklar … ve … yönünden;
Örgüte üye olmaktan anlaşılması gereken, örgütü kuranlar veya yönetenler dışında kalmakla beraber, örgütün amaçlarını benimseyerek verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaktır. Failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığı, bu örgütsel pozisyonun doğrudan doğruya ortaya konulması veya failin eylem ve faaliyetlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu ya da eylemin niteliğinden hareketle belirlenir.
Silahlı terör örgütlerinin silahlı kanatlarında faaliyet gösteren üyeleri olabileceği gibi, silahsız kanatlarında, kırsalda ya da yerleşim yerlerinde faaliyet gösteren üyeleri de olabilir. Örgüt üyeliğini kabulde asıl olan, failin nerede ve hangi faaliyette bulunduğu değil terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığıdır.
Örgüte katılanın örgüte bir katkı sağlaması gerekir. Bu katkının maddi olması ise şart değildir. Kişinin verilen görevleri yerine getirmeye hazır olması da örgütü güçlendiren bir durumdur. Bu kişinin sadece varlığı bile üye olmak için yeterli olacaktır. Böylece örgüte üye olma fiili, örgüte kendi gücünü, enerjisini sunma, istendiği zaman kendisinden yararlanılabileceğini kabul etme, örgütü en azından potansiyel olarak güçlendirme şeklinde açıklanabilir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün değerlerini, amaçlarını, ideoljisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderlerine saygı duymak örgüt üyeliği için yeterli değildir.
Bu kapsamda; mahkeme kabulüne de esas alınan …’ın hazırlık ifadesinde geçen sanıkların PKK/KCK terör örgütü gençlik yapılanmasına eleman teminine yönelik Ankara’daki toplantıya katılma şeklindeki eylemlerinin sempati düzeyini aşan örgüt hiyerarşisine organik bağla dahil olduklarını gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermediği gözetilmeksizin beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine yönelik hüküm kurulması,
b. Sanıklar … ve … yönünden;
Çekişmeli yargılamanın gereği olarak, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanıklara, sanıklar yoksa müdafiilerine verilmesi gerekirken, sanıkların hazır olduğu celsede sanıklar müdafiilerinin mütalaaya karşı savunmaları alındıktan sonra sanıklara son sözleri sorulmadan ve yargılamanın bittiği açıklanmadan yargılamaya son verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 216/3. maddesine muhalefet edilmesi,
c. Kabul ve uygulamaya göre;
– İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin sanıklar … ve … yönünden gösterilmemesi,
– Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, mevcut delil durumu, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında sanık … müdafiinin tahliye talebinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.