Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/20636 E. 2023/442 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20636
KARAR NO : 2023/442
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/691 E., 2021/733 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09/03/2021 tarihli ve 2019/351 Esas, 2021/181 sayılı Kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/691 Esas, 2021/733 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık …’ın ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın ve müdafiinin temyiz istemleri özetle, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, tanıkların beyanlarının yokluklarında alındığına; teşhis işlemlerinin hatalı olduğuna; sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock kullanmanın suç olmadığına; sanığın Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına; sanığın Kimse Yok mu Derneğine bağışta bulunmasının suç sayılamayacağına; Mahkeme hükmünün yasal gerekçeyi içermediğine; sanıkla ilgili ByLock Tespit Değerlendirme Tutanağı bulunmadığına; sanık hakkında teşdit uygulanmasının ve takdiri indirim tatbik edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkin olup, sanık müdafii tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın ByLock kullanmadığına; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına; sanığın Bank …’ya talimatla para yatırmadığına; sanığın çalışma kayıtlarının suç sayılamayacağına; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-Sanık … yönünden;
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock yazılımını kullandığı, bu şekilde FETÖ/PDY terör örgütü liderinin ByLock ile ilgili talimatlarına uyarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, Muş’ta ikamet ettiği sırada esnaflardan sorumlu olarak örgüt içerisinde faaliyetler yürüttüğü. Reyhanlı ilçesinde ilçe imamlığı görevini yürüttüğü, örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı, Bank Asyanın kurtarılmasına dair talimata uyarak para yatırdığı, Kimse Yok Mu isimli örgüte müzahir kuruma bağışta bulunduğu, örgüte müzahir derneğe üye olduğu, bu itibarla sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılarak sanık …’ın eylemine uyan TCK 314/2, TMK 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemlerinin yoğunluğu, örgüt içerisindeki konumu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmiş, sanığın fiilden sonra ve yargılama sürecindeki olumsuz tutum ve davranışları, savunmasının ancak hakkında yakalama kararı çıkarılarak alınabilmesi, sanığın atılı suçtan pişman olduğuna dair mahkememizce herhangi bir izlenim edinilmemesi nazara alınarak TCK 62/1 maddesinin uygulanmamıştır.
-Sanık … yönünden;
Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock yazılımını kullandığı, bu şekilde FETÖ/PDY terör örgütü liderinin ByLock ile ilgili talimatlarına uyarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, Muş’ta il ablası olarak görev yaptığı, örgüte müzahir kurumlarda SGK kaydının bulunduğu, Bank …’nın kurtarılmasına dair talimata uyarak para yatırdığı, örgüte müzahir derneğe üye olduğu, bu itibarla sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılarak sanık …’ın eylemine uyan TCK 314/2, TMK 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemlerinin yoğunluğu, örgüt içerisindeki konumu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık …’ın ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a) Dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle; ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
b) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi’nin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kendi adına olan 0546 (…) (…) (..) numaralı hat üzerinden kullanan, dosyada dinlenen tanık beyanlarına göre örgüt yapılanması içinde il ablalığı yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a) Dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle; ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
b) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi ve sanığın örgütle iltisaklı Kimse Yok Mu adlı yardım kuruluşuna bağışta bulunmasının örgütsel faaliyet olarak kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/691 Esas, 2021/733 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde b bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/691 Esas, 2021/733 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.