YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21298
KARAR NO : 2023/2877
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2017 tarihli ve … sayılı oy birliğiyle verilen kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un
62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2017/696 Esas ve 2017/1020 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve … sayılı kararında özetle; ”yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2017 tarihli iddianamesi ile silahlı terör örgütü yönetme suçundan temyiz incelemesine konu eldeki dosya ile birleştirme istemli olarak kamu davası açıldığı, Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın halen derdest olduğu, sanığa yüklenen silahlı terör örgütüne yönetici ve üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve temadinin yakalanma ile kesildiği de nazara alındığında; suç, iddianame ve yakalanma tarihleri de göz önünde bulundurularak olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti bakımından mümkünse dosyaların birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde anılan dosyanın onaylı bir suretinin dosya içerisine alınıp incelendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması ” gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.12.2018 tarihli ve … sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK’nın 280/1-d maddesi uyarınca bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
5. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 20.02.2019 tarihli ve … sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve … sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
-Birleşen dosyada eksik hususların giderilmediğine,
-Birleşen dosya kapsamında müvekkilinin savunması alınmadan ve deliler tespit edilmeden karar verildiğine,
-Soruşturma aşamasında alınan beyanların hükme esas alınamayacağına,
-Dijital materyal raporu beklenmeden karar verildiğine,
-BTK kayıtlarının tespit ve değerlendirme tutanağıyla çelişkili olduğuna,
-… SD kartın hükme esas alınamayacağına,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yargıtay tarafından bozularak mahkeye gönderildiği ve FETÖ/PDY terör örgütünü kurma veya yönetme iddiasıyla açılan Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/458 Esas sayılı dosyası ile mahkeme dosyasının birleştiği, birleştirilen Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/458 Esas sayılı dava dosyasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve … sayılı soruşturması kapsamında Garson Kod adlı kişiden ele geçirilen … SD kart üzerinde yapılan incelemelerde, Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği, kod adının Berat olduğu, mahrem yapıya giriş tarihinin belirtildiği, bu bilgilerin tanık beyanlarıyla da uyumlu olduğunun görüldüğü, tüm bu olgular karşısında özellikle kriptolu ByLock haberleşme programının münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanıldığı, ByLock raporu ve GSM baz bilgileri ile sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanık savunmasının soyut, kaçamaklı, suçtan kurtulma maksatlı olduğu ve inandırıcı olmadığı göz önüne alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu belirlenerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın ByLock kullandığı, Garson Kod adlı kişiden ele geçirilen … SD kart üzerinde yapılan incelemelerde kod adının ”Berat” olduğu, öğretmen konumunda bulunduğu, ByLock tespit ve değerlendirme raporu ve tanık beyanlarıyla da sanığın ”Berat” kod ismini kullandığının anlaşılmış olup; sanık hakkında mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/632 Esas, 2019/762 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …