Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/21547 E. 2023/3254 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21547
KARAR NO : 2023/3254
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.11.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi dosyada hiçbir delil olmamasına rağmen sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi gereği yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle yani delil yetersizliğinden beraat etmesinin hukuka, vicdana ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve yerel mahkeme kararının gerekçesi yönüyle bozularak, sanık hakkında CMK’nın 223/2-b maddesi gereği, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle baraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
” …sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, somut olayda hasıl olan şüphenin mevcut delillerle yenilemediği, mahkumiyet kararı verilebilmesi için somut ve kesin delillere dayanılarak tam bir vicdani kanaatin oluşmasının gerektiği, zan ve tahmine dayalı olarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği, en küçük bir şüphenin dahi sanık lehine yorumlanmasının şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gereği olduğu, mahkememizce yapılan araştırma ve yargılama neticesinde sanığın bu suçtan cezalandırılmasını gerektiren şüphe halini aşarak tam bir vicdani kanaat edinilmesini sağlayacak boyuta ulaşan delilin elde edilememesi, sanığın atılı suçu işlediğine dair tam bir vicdani kanaatin hasıl olmaması, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinin en önemli delillerinden biri olan ByLock isimli gizli haberleşme programı kaydının sanığın cep telefonunda bulunmaması ve örgüt üyelerine bağış veya başka bir durum olmaması ile sanığın N.K.nın odasında iken çöp kutusunda mumla evrak yakılması olayının örgütsel bağlantısına dair delil olmaması ve yapılan aramada ele geçirilen Nokta dergisi ele geçirilmesinin sempati boyunu aşan örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir, mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-e. maddesi gereğince beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihlerinin gösterilmemesi, emanet eşyalar hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, soruşturma sırasında gözaltında kaldığı anlaşılan ve mahkemece beraatına karar verilen sanığa 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat hakkının hatırlatılmaması haricinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafinin temyizi ve tüm dosya kapsamına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre sanık müdafinin temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/1218 Esas, 2019/1255 sayılı Kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023tarihinde karar verildi.