YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21556
KARAR NO : 2023/3255
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
dikkate alınarak yazılmamıştır
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/183 Esas, 2018/328 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/127 Esas, 2019/1577 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.11.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi (aleyhe);
1.Sanığın polis memuru iken FETÖ/PDY irtibat ve iltisakı nedeniyle meslekten ihraç olduğuna,
2.Örgütün mahrem imamlarından olan A. H. ve G. U. ile görüşmelerinin bulunduğuna dair HTS tespit tutanağının düzenlendiğine,
3.Veri inceleme raporuna göre sanık hakkında ”…” kodlamasının bulunduğuna,
4.Sanığın sohbet adı altında yapılan toplantılara 17/25 aralık 2013 tarihinden önce katıldığına, sanığın mahrem polis yapılanmasında örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunup faaliyet yürüttüğünden örgütün nihai amacına hizmet etmesi nedeniyle zaman sınırlaması olmaksızın değerlendirme yapılması gerektiğine,
5.Bu gerekçelerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
” …Her ne kadar sanık hakkında sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katılması, Bank … hesabı bulunması, veri inceleme raporunda “…” koduyla derecelendirilmesi, ikametinde yapılan aramada örgütle iltisaklı Zambak Yayınları’na ait kitap ele geçirilmesi ve başka FETÖ/PDY şüphelileri ile telefon irtibatlarının tespit edilmesi nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da tanık beyanlarıyla uyumlu şekilde 2011-2012 yıllarında birkaç kere sohbetlere katıldığını beyan eden sanığın Bank … hesabını savunmasıyla uyumlu şekilde Sinop iline tayin olduktan sonraki 14.10.2004 tarihinde açtırdığının ve hesap hareketi bulunmadığının anlaşılması, HTS kayıtları itibariyle sanıkla irtibatlı olduğu tespit edilen FETÖ/PDY şüphelilerinin ağırlıklı olarak Sinop ilinde çalışan diğer polis memurları olması dolayısıyla sanık ile telefon görüşmeleri bulunmasının olağan bir durum olup sanık aleyhine değerlendirilememesi, 2011 yılında kızını FEM Dershanesi’ne gönderdiğini beyan eden sanığın evinde Zambak Yayınları’na ait bir adet kitap bulunmasının yan delil olarak dahi örgüt üyeliğine delalet etmemesi, yine kişilerin bilgisi ve etki alanı dahilinde olmaksızın tanzim edilen veri inceleme raporu, suçun sübutunu gösterir delillerin mevcudiyeti halinde kanaati güçlendirebilecek mahiyette olsa da hakkındaki diğer deliller terör örgütü üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli olmayan sanık hakkındaki “…” kodlamasının güçlü bir derecelendirme olmaması karşısında Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas -2017/5155 sayılı ilamı ile benzer duruma ilişkin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 27.06.2018 tarih, 2018/1372 Esas -2018/1553 sayılı ilamı nazara alınarak sanığın kamuoyu nezdinde örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan, hukuki kılıflarla kamu görevlileri ve sivil şahıslara yönelik bir kısım operasyonlara başlandığı ve legal görünümlü illegal bir örgüt olduğunun halk nezdinde de anlaşılmaya başlandığı 2013 yılı öncesinde nadiren sohbet toplantılarına katılmasının örgütsel çeşitlilik ve süreklilikten yoksun olup sempati ve iltisak boyutunu aşarak örgütle hiyerarşik bağ oluşturacak nitelikte örgütsel faaliyetler olarak nitelendirilemeyeceği görülmekle sanığın üzerine atılı suçtan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddeleri uyarınca beraatine karar verildiğine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizi ve tüm dosya kapsamına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/127 Esas, 2019/1577 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …