YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21794
KARAR NO : 2022/10261
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : 1-Sanıklar … ve … hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunnu 5/1. TCK’nın 62, 53, 58/9, ve 63. Maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair
2-Sanık … hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair
3- Sanık … hakkında; silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/21794 esas sayılı dosyasına konu Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/81718 numaralı tebliğnamesinde, sanık … hakkındaki ilk derece mahkemesi uygulamasına yer verilmesine karşılık, anılan tebliğnamenin üç numaralı bölümünde sanık … hakkında görüş bildirildiği ancak sehven isminin yazılmadığı anlaşılmakla;
1-Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a-… yönünden;
Sanığın örgütün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlere uzanan örgütsel eylem ve faaliyetlerinin tespiti için Bankasya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti olup olmadığının belirlenmesi bakımından; sanığın hesap açtığı tarihten itibaren olmak üzere Bankasya hesap dökümlerinin tamamına ilişkin olarak uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatırıp yatırmadığı, ayrı hesap açıp açmadığı, katılım hesapları açılışında imzasının olup olmadığı hususları açıklattırılıp değerlendirildikten sonra tespiti halinde sonucuna göre sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-… yönünden;
Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış pek çok kararında; uyma kararının dönülebilecek nitelikte bir ara kararı değil, davanın esasına etkili olan kararlardan olup bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğmakta, sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da örtülü olarak geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulması, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde;
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarih ve 2019/5654 esas – 2020/2070 sayılı karar ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi şeklindeki bozma ilamına uyulduğu halde sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme suçundan mahkumiyeti yerine delil tartışmasına girilerek beraat kararı verildiği anlaşılmakla;
Tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre örgütün görünen yüzü ortaya çıkmadan önceki tarihlerde örgütün toplantısına katıldığı anlaşılan sanığın bu tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank …’daki hesabında katılım hesapları açıp para yatıran sanığın eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilerek; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61 ve 3/1. maddelerinde düzenlenen ölçüt ve ilkeler çerçevesinde suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, suçtan sonraki davranışları, güttükleri amaç ve saik ile, sübutu kabul edilen eylemin niteliği de gözetilerek, tayin olunan cezadan TCK’nın 220/7 fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı makul bir indirim yapılarak sanığnı cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken karar verilmesi,
Kanuna aykırı o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Rize Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.