YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2227
KARAR NO : 2023/17
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1835-2019/1004
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, mala zarar verme
21.11.2016 (mala zarar verme suçu için)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın
etkin şekilde kullandırılmış olması ve istinaf ile temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında takdiren 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2019 tarihli ve 2018/42 Esas, 2019/35 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendi, 43 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının atfıyla birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un beşinci maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/1835 Esas ve 2019/1004 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.03.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmadığına, terör örgütüne ait yapılanma olan DGİ içerisinde faaliyet göstermediğine, örgüt adına gerçekleştirilen herhangi bir eylemde bulunmadığına, bu anlamda işletmesini yaptığı Dem Hat … ocağında bulunan materyallerin sanıkla ilgili olmadığının ekspertiz raporu ile sabit olduğuna,
2. Yargılamaya konu mala zarar verme suçunu işlemediğine, mala zarar verme suçuna yönelik araç yakma olayı görüntülerindeki kişinin sanık olduğuna ilişkin bir eşleştirme yapılamayacağının Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporu ile sabit olduğuna ayrıca HTS kayıtlarının sanığın olay yerinde bulunmadığını ortaya koyduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
21.11.2016 günü saat 04:05 sıralarında … ilçesi … Mahallesi 64 Numaralı sokak içerisinde …, … ve … plaka sayılı araçların kundaklandığı kamera görüntülerinden tespit edilmiştir.
02.12.2016 günü saat 05:00 sıralarında … ilçesi … Mahallesi … sokak içerisinde … ve … plaka sayılı araçların kundaklandığı ayrıca 7 aracın ön cam sileceklerinin üzerinde şeffaf poşet içinde yanıcı madde olan benzin olduğu belirlenmiştir. 16.12.2016 tarihinde … İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği hizmetinde kullanılmakta olan … numaralı telefona gelen ihbar da erkek bir şahıs “… Mahallesi … Sokak No:16 Giriş Kat sayılı adreste bulunan Dem Hat … Ocağı isimli yerde oturduğu esnada saat 00.10 sıralarında 4 şahsın kendi aralarında kısık sesle birbirlerine Metin ve Vedat olarak hitap ettiklerini, bunların kendi aralarında molotoflama ve araç yakmadan bahsettiklerini duyduğunu, ismini bilmediği bu şahıslardan doğu şivesi ile konuşan bir şahsın … ocağı önünde bulunan … plaka sayılı araca giderek bagaj kısmını açtığını ve tekrardan içeri girdiğini, … ocağında Molotof koyalım şeklinde aralarında konuşmaların geçtiğini” beyan etmiştir.
Söz konusu ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından ihbara konu … Mahallesi … Sokak No:16 giriş kat sayılı adrese gidilmiş, sanıklar ile birlikte … ve … yakalanmış, ihbara konu Dem Hat … Evi’ne ait işyeri ve bodrum katta yapılan aramada; MKE 7,65 X17 tabanca fişeği, 15 adet 7,65 mm çapında MKE yapımı fişek, 2 bidon, 2 kavanoz ve 1 adet plastik şişe içerisinde benzin, 1 adet siyah renkli kar maskesi, 1 adet kırmızı huni şeklinde plastik bidon, Oligarşik Cumhuriyet Gerçeği …, Bir Savaşın Anatomisi … Karayılan, Midrayte Ateş Geçirmez isimli kitaplar ele geçirilmiştir.
İhbar sonrası sanıkların 21.11.2016 ve 02.12.2016 tarihlerindeki kundaklama eylemleri ile ilgili olma şüphesi nedeni ile soruşturma derinleştirilmiştir. Bu kapsamda;
18.02.2017 tarihli ekspertiz raporunda … ocağında ele geçen Bir Savaşın Anatomisi isimli kitap üzerinde temyiz dışı sanık …’ın parmak izi olduğu yine 03.01.2017 tarihli ekspertiz raporunda ele geçen kar maskesi üzerinden epitel hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örnek üzerinde belirlenen genotip özelliklerin sanık …’ın genotip özellikleri ile uyumlu olduğu,
29.12.2016 tarihli HTS inceleme ve değerlendirme tutanağına göre sanıkların kullandığı telefonların 21.11.2016 tarihinde ve olay saatine yakın zamanda olayın geçtiği … ilçesi … Mahallesi 30/3 sokağa (yeni 474) yakın yerlerden baz aldığı,
20.02.2017 tarihli dijital inceleme tutanağında; sanık …’a ait cep telefonunun ekran kilit şifresi ve sim kartın pin kodu bilinmediğinden inceleme yapılamadığı, temyiz dışı sanık … yönünden yapılan inceleme de ise sanığın 21.11.2017 tarihindeki olaydan yaklaşık 7-8 saat sonra internetten “bağcılar haber son dakika” şeklinde 7 kez arama yaptığı, olaydan yaklaşık 4 saat önce Delikadir olarak rehberinde kayıtlı kişi ile “maç” kelimesini şifrelemek suretiyle şifreli konuşmalar yaptığı, özellikle Delikadir’in “Ben isterdim dizinle gelmeyi ama suzum olsun haftaya ama erken 8 de başliyak 10 bitsin kortumu sanma istersen onu tek başıma da hal ederim gelecek haftata” şeklindeki
yazısına temyiz dışı sanık … tarafından “Neyden bahsediyon.. … maçımız var.. Onu ben diyom.. Sen neyden bahsediyon” şeklinde deşifre olmayı engellemeye yönelik cevap verdiği,
21.11.2016 tarihli kundaklama eylemi yönünden mahkememizce kamera kayıtları üzerinden inceleme yaptırmak suretiyle alınan 02.11.2017 tarihli Ulusal Kriminal raporunda; görüntüdeki şahıs ile sanık … arasında; omuz genişliği, genel fiziki yapı, sakal kökü dağılımı, yanak dolgunluğu, alın genişliği, alna uzayan saç tutamı, tutamın sağ ve sol yanlarında saç bulunmaması ve burun ucunun yüzden yüksekliği bakımından uyumluluk olduğu yine görüntüdeki diğer şahıs ile temyiz dışı sanık … arasında kaşlar arası mesafe, omuz genişliği, bacak uzunluğu – inceliği, genel fiziki yapı ve beyaz tabanlı siyah ayakkabı bakımından uyumluluk olduğu bu anlamda sanıklar ile görüntüdeki şahısların birbirine benzediği,
Saptanmıştır.
İhbar tutanağı, HTS inceleme ve değerlendirme tutanağı, dijital inceleme tutanağı, ekspertiz raporları, ulusal kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık … yönünden, örgüt üyeliği açısından bakıldığında, kolluğa yapılan … ve … olarak hitap eden şahısların aralarında molotof koyalım şeklinde konuştukları yönündeki ihbar içeriği doğrultusunda bahsi geçen sanık …’in işletmecisi olduğu … ocağında sanıklardan Vedat’a ait parmak izinin de bulunduğu kitap ve araç yakma eyleminde kullanacakları yakıcı ve yanıcı madde ile diğer materyallerin ele geçirilmesi, yine 21.11.2016 tarihli eylemi gerçekleştirdikleri sabaha karşı 04.00 sıralarında sanığın olay yerinde olduklarını gösterir cep telefonu baz bilgisi, olayı gerçekleştirenlere dair kamera görüntülerinden tespit edilen iki şahsın sanığın fiziki özelliklerine büyük ölçüde benzerlik gösterdiğine dair kriminal rapor, sanık …’in sosyal paylaşım sitelerinde kendisine ait hesabından yapmış olduğu PKK/KCK silahlı terör örgütünün ideolojik yapısını benimsediğine ilişkin paylaşımlar, sanık …’nin PKK/KCK terör örgütü alt yapılanması DGİ içerisinde faaliyet göstermek suretiyle örgüt talimatına doğrultusunda toplum tarafından da örgüt tarafından gerçekleştirildiği hususunda şüphe bulunmayan araç yakma eylemini gerçekleştirdiği, geceleyin araç yakma gibi oldukça vahim nitelikteki eylemi gerçekleştirdiği hususları dikkate alındığında sanık …’in PKK/KCK silahlı terör örgütü ile organik bağ içinde olduğu iş bu sebeple eyleminin TCK’nın 220/6 maddesinde düzenlenen örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturmayacağı nitekim sanıkların örgütle organik bağlarının bulunduğu, Sanık …’nin örgüt üyesi olduğu, müştekiler …, …, … ve … ile katılan …’a yönelik mala zarar verme suçunu temyiz dışı sanık … ile birlikte işlediği kabul edilerek hem silahlı terör örgütüne üye olma hem de örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleşen mala zarar verme suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyiz kapsamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanık mala zarar verme suçunu işlemediğini, bu hususun kriminal raporla doğrulandığını söylemişse de sanığın işleticisi olduğu Dem Hat … ocağında plastik şişe içerisinde benzin, siyah kar maskesi, huni şeklinde plastik bidon, örgütsel kitaplar ve 7.65 çapında MKE yapımı fişek ele geçirilmesi, yine sanığın kullanmış olduğu GSM hattına ilişkin HTS baz dökümlerinin incelenmesinde olay günü saat 04.00 sıralarında olay yerine yakın yerden baz verdiğinin görülmesi ve buna ilişkin sanığın makul bir açıklama getirememesi karşısında bu savunmalara itibar edilmemiş,
Mahkemece mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılarak verilen hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Silahlı terör örgütüne üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.” hükmüne yer verilip, örgüt kurma suçuna ilişkin 220 inci maddenin 6 ıncı fıkrasında ise “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan düzenlemenin konuluş amacı gerekçesinde; “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte olmak suçundan dolayı cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, düzenlenen maddede, örgütün faaliyetleri doğrultusunda işlenen suçlardan da ayrıca sorumluluk esası kabul edilmiştir.
Örgüt üyeliği suçunun oluşabilmesi için süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetler aranmasına rağmen örgüt adına suç işlemek suretiyle örgüte üye olmak suçunda bu unsurlar aranmamakta örgüt adına tek bir suç işlenmesi yeterli sayılmaktadır.
Somut olay incelendiğinde;
Oluş iddia ve mahkeme kabulü nazara alındığında sanığın dosya kapsamına yansıyan örgüt üyeliğinin sübutu için süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerine rastlanılmaması karşısında, sanığın dosya kapsamına yansıyan ve örgüt adına gerçekleştirildiği anlaşılan mala zarar verme suçunun 5237 sayılı Kanun’un 314/3 ve 220/6 ıncı maddeleri delaletiyle aynı Kanun’un 314/2 ve 220/6 ıncı maddelerinde düzenlenen örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/1835 Esas 2019/1004 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/1835 Esas 2019/1004 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.