Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2277 E. 2023/8884 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2277
KARAR NO : 2023/8884
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/434 E., 2020/53K.
SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet, beraat ve karar verilmesine yer olmadığı hükümlerine yönelik istinaf başvurularını esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

İlk Derece Mahkemesince Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Kasten öldürmeye teşebbüs etme, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yapılan ön inceleme neticesinde:
I-Katılan vekilinin kasten öldürmeye teşebbüs etme ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçları yönünden temyiz talepleri ile ilgili olarak;
Müsnet suçların niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından bölge adliye mahkemesinin CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle mahalline İADESİNE,
II- Diğer temyiz talepleri ve incelemeye konu kararların; 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 … Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ve müdafii ile katılanın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne karşı katılan vekilinin ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından mahkumiyet hükümlerine karşı sanık ve müdafiinin temyiz talepleri yönünden:
Kamu malına zarar verme suçu yönünden doğrudan zarar gören, davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunan; ancak duruşmadan haberdar edilmeyen İçişleri Bakanlığı vekilinin istinaf kararının kendisine tebliğinden sonra 04.02.2020 tarihli dilekçesi ile davaya katılma ve temyiz talebinde bulunduğu görülmekle, anılan suçtan doğrudan doğruya zarar gören İçişleri Bakanlığı’nın 5271 … CMK’nın 237/2 nci maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 … Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2019 tarihli, 2019/70 Esas ve 2019/291 … Kararı ile sanık hakkında “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçundan 5237 … … Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 … Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 … Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi, ” Kasten öldürmeye teşebbüs etme” suçundan 5237 … … Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının a ve g bentleri, 3713 … Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 … Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet, mala zarar verme suçundan CMK nın 223 üncü maddesinin 2 fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 13.01.2020 tarihli, 2019/434 Esas ve 2020/53 … Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 … Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ve hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dosya Daire’ye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1-Aleyhe delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, soruşturma ve yargılamanın hukuka aykırı yapıldığına,
2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına,
3-TCK’nın 62 nci madde uygulanması gerektiğine,
4-Eylemlerin TCK’nın 220/7 kapsamında silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturabileceğine,
5-Duruşma açılmasına, kararın bozulmasına temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Maliye Hazinesinin temyiz istemi özetle:
1Davadan haberdar edilmeden yoklukta hüküm verilmesinin usül ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Mahkumiyet dışındaki diğer hükümler yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan ve her ne kadar sanık hakkında mağdur sayısınca cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; hangi mağdura karşı bu eylemleri gerçekleştirdiğinin belirlenemediği dolayısıyla mağdur sayısının belirlenememesi nedeniyle asgari seviyede bir kez adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyet,
Sanık hakkında mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan beyanlara göre, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırmaya elverişli, anayasal masumiyet karinesinin aksini ispat eder mahiyette kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın 5271 … CMK’nın 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amacına ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerden en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı … yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenmek suretiyle kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve temyiz incelemesi yapılan benzer dosyalardan anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamına uygun kabule göre PKK silahlı terör örgütünün YPS silahlı gençlik grubu içerisinde faaliyet gösteren, ayrıntılarına yukarıda yer verilen şiddet eylemleri bağlamında, 14.03.2016 tarihinde Ankara İlinden gelerek teslim olduğu 26.05.2016 tarihine kadar kazılan hendeklerin, kurulan barikatların, döşenen patlayıcıların bulunduğu ve kolluk kuvvetleri ile yer yer çatışmaların yaşandığı Nusaybin ilçesi Dicle ve Yenişehir Mahallelerinde hendek kazan, barikat yapımında görev alan, silahlı olarak nöbet tutan ve güvenlik güçleri ile çatışmaya giren sanığın ayrıca öldürme veya yaralama suçlarına iştirak ettiği kanıtlanamasa da, amaç suç yönünden vehamet/elverişlilik eylemlerinin TCK’nın 302 nci maddesinde düzenlenen Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturacağına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı beraat hükmü yönünden ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ilgili ve yeterli gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarihli, 2019/434 Esas ve 2020/53 … Kararının sanık ve müdafii ile katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 … Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 … Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 … Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.