Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2386 E. 2021/9214 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2386
KARAR NO : 2021/9214
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2019 tarih ve 2017/55-2019/52 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık ve müdafileri

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ve müdafiilerinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımayan duruşma taleplerinin CMK’nın 299. maddesi uyarınca reddine;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hükmün esasını oluşturan kısa kararın verildiği 04.02.2019 tarihli duruşma tutanağında mahkeme üyesi olarak … sicil numaralı …’ın adının yazılı olduğu ve tutanağın aynı hakim tarafından e-imza ile imzalandığı halde, dosya kapsamında CMK’nın 232/5 maddesi gereği mazerete yahut engel bir sebebe dair bilgi ve belge bulunmaksızın gerekçeli kararın karar başlığında 215759 sicil numaralı …’nın adının yazılı olup aynı hakim tarafından e-imza ile imzalanması suretiyle CMK’nın 232/2-b, 4, 5 ve 7 maddelerine muhalefet edilmesi,
2-)TCK’nın 61/3 maddesi gereğince suçun unsuru olan hususların temel cezanın belirlenmesinde esas alınamayacağına ilişkin düzenleme nazara alındığında; sanığa atfedilen örgüt üyeliği suçunun kabulüne esas alınan ByLock programının ayrıca teşdit sebebi kabul edilmesi suretiyle TCK 61/3. maddesine muhalefet edilmesi,
3-)Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda dinlenmeyen Sevde Varol’un 30.11.2015 tarihinde kollukta bilgi alma tutanağı şeklinde olan beyanının delil olarak değerlendirilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4-) CMK’nın 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan …’ın yeminsiz olarak dinlenilmesi,
5-)30.10.2017 tarihli 1. celse ve 08.01.2019 tarihli 6. celse duruşma tutanaklarında … sicil numaralı zabıt katibinin gerek fiziki gerekse elektronik imzalarının bulunmaması,
6-Kısa kararın verildiği 04.02.2019 tarihli duruşma tutanağında karar tarihinin 04.02.2018 olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, bozma nedeni, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.