YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2658
KARAR NO : 2023/997
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3160 E., 2018/2162 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2017/568 Esas, 2018/332 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/3160 Esas ve 2018/2162 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.05.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; temyiz dışı sanık O. G.’nin beyanlarının atfı cürum nitelinde olduğuna, sanık olarak yargılanan O. G.’nin bu davada tanık olarak dinlenemeyeceğine, tanık M.B.’nin beyanlarının hukuka aykırı alındığına, suçu konu bulunan silah ve pantolon üzerinde sanığın parmak izinin bulunmadığına, isimsiz ve imzasız ihbarların dikkate alınmaması gerektiğine, adli emanette bulunan haritanın incelenmeden karar verildiğine, EYP üzerinde sanığın parmak izinin tespit edilemediğine, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ve atılı suçları işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … savunmalarında ele geçirilen EYP ve kaleşnikof marka tüfekle herhangi bir ilgisinin olmadığını, terör örgütü PKK ile bağlantısının bulunmadığını beyan etmiştir.
Ancak yapılan ihbar sonucu ele geçirilen el yapımı patlayıcı üzerindeki parmakizlerinin diğer sanık O. G.’ye ait olduğuna dair tespit sonrasında O. G.’nin alınan tüm beyanlarında sanık …’in yanında İ. Ö. ve F. A. olduğu halde işyerine gelerek telefon sattıklarını, daha sonra sanık …’ın tekrar yanındaki şahıslarla birlikte işyerine gelerek elinde bulunan poşeti bantlamasını istediğini ve kendisinin de içerisinde kutu bulunan poşeti bantladığına dair beyanı, yine tanık olarak beyanına başvurulan M. B.’nin beyanlarında sanığın terör örgütü PKK içerisinde Nusaybin’deki operasyonlar sırasında bombaların hazırlanmasında görev aldığına dair beyanı ile sanığın evinde yapılan aramada ele geçen mektup üzerindeki terör örgütü PKK’nın elebaşı …’a ait resim ve ele geçirilen deyimler ve atasözleri isimli kitabın arasında bulunan harita ve bu harita üzerinde işaretli yerde adli emanetin 2017/552 sırasında kayıtlı kaleşnikof marka tüfeğin ele geçirilmiş olması nedeniyle sanık …’in bu savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanık …’ın, tanık M.B’nin beyanı dikkate alındığında Nusaybin’de yapılan operasyonlar sırasında bomba döşenmesi faaliyetinde yer aldığı, yine ele geçirilen kaleşnikof marka tüfeğin ele geçirilişi ile ilgili olarak sanığın evinde yapılan aramada terör örgütü PKK elebaşına ait silüetin bulunduğu kağıt ele geçirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık …’ın terör örgütü PKK hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgüt içerisinde süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş ve eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Tanık M.B’nin beyanı dikkate alınarak sanığın TCK’nın 302 nci maddesinde düzenlenen suçu oluşturabilecek ve vehamet arz edebilecek nitelikle herhangi bir araç suça karışık karışmadığı yönünde araştırma yapılmış bu yönde bir tespit bulunmadığı anlaşılarak sanığın faaliyetleri nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İl Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbarda sanık …’in görüldüğü Çağçağ deresinin yanındaki alanda bir kutu bulunduğuna dair ihbar ve sonrasında yapılan inceleme sonucunda ele geçirilen malzemelerin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünün 22.11.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre potasyumklorat + sodyumbenzoat artıklarının anapatlayıcı olarak kullanıldığı, teneke kutu dış kap olarak, fitil parçası başlatıcı olarak meydana getirilmiş el yapımı parça ve basınç etkili bomba olduğuna dair tespit, yine bu bomba üzerinde yapılan inceleme sonucunda Mardin İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün 19.04.2017 tarihli raporuna göre tespit edilen parmak izlerinden ikisinin diğer sanık O.’ya ait olması, O.’nun da tüm aşamalardaki beyanlarında sanık …’in işyerine gelerek bir kutuyu bantlaması için kendisine verdiği kutuyu bantlayarak …’e verdiğine dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde ele geçirilen bu el yapımı patlayıcıları sanık …’in izinsiz olarak bulundurduğu kabul edilmiş ve eylemine uyan TCK’nın 174/1 inci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan şekilde terör örgütü PKK üyesi olduğu kabul edilen sanık …’in bu el yapımı bombayı örgütsel amaçla elinde bulundurduğu kabul edilmiş ve TCK’nın 174/2 nci fıkrası uyarınca cezasının bir kat arttırılmasına karar verilmiştir.
Sanık …’in evinde ele geçirilen haritada işaretli yerde yapılan incelemede kot pantolonun içerisine sarılı ve Diyarbakır KPL Müdürlüğünün 31.07.2017 tarihli raporuna göre 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliği haiz ve aynı Kanun’un 12/4 üncü fıkrasında belirtilen şekilde vahim
nitelik arz eden kaleşnikof tüfeğin ele geçirilmiş olması nedeniyle sanığın üzerine atılı 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun’un 13/2 nci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyiz kapsamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, tanık beyanlarının usulüne uygun olarak alındığı, sanığın kaleşnikof silah üzerinde parmak izi tespit edilemese de ikametinde bulunan silahın yerine ilişkin haritanın ve tüm dosya kapsamının atılı suçu ispatlamaya yeterli olduğu, temyiz dışı sanık O. G.’nin beyanlarının tanık N. Y.’nin beyanı ile doğrulandığı, verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılarak verilen hükümlerde hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/3160 Esas, 2018/2162 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.