Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2965 E. 2023/861 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2965
KARAR NO : 2023/861
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3587 E., 2019/458 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarih ve 2017/65 Esas, 2017/281 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı kanunun 3/1 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2017/1834 Esas, 2017/1866 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarih, 2018/784 Esas 2018/3851 sayılı Kararı ile “Silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Somut dosyada; çocuklarını örgüte müzahir okullara göndermenin ve Zaman gazetesine abone olmanın örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği de nazara alındığında, Merzifon Devlet Hastanesinde anestezi teknisyeni olarak çalışırken kamu görevinden ihraç edilen, örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan “… Sağlık Sendikası”na 2016 yılının Haziran ayına kadar üyeliği bulunan ve örgütle iltisaklı Bank …’da örgüt liderinin talimatından sonra 05.02.2014 tarihinde 21.538 TL tutarında para yatırarak katılım hesabı açtıran ve soruşturma tarihine değin hesabını aktif tutan sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilip; sanığın konutunda yapılan aramada el konulan dijital materyallere ilişkin inceleme sonuçları da dosyaya getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedenleriyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2017/1834 Esas, 2017/1866 sayılı Kararı CMK’nun 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmiştir.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin bozma kararına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, 27.02.2019 tarihli ve 2018/3587 Esas, 2019/458 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı TCK’nun 314/3 ve 220/7 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220/7 maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; CMK’nun 302/1 inci maddesine göre temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASI görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle; sendika üyeliği ve Bank … hesap hareketlerinin suç oluşturmadığına, sendika üyeliğinin mesleki ihtiyaçlardan kaynaklandığına, Bank … hesap hareketliliğinin de bireysel kullanım amacı taşıdığına, rutin olduğuna ve bankanın BDDK’ya devrinden sonra da hesabın kullanılmaya devam ettiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, dosyada mahkumiyete karar vermek için kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil olmadığı halde hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda “… Devlet Hastanesinde anestezi teknisyeni olarak çalışırken kamu görevinden ihraç edilen, örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan “… Sağlık Sendikası”na 2016 yılının Haziran ayına kadar üyeliği bulunan sanığın, örgütle iltisaklı Bank …’da örgüt liderinin talimatından sonra 05.02.2014 tarihinde 21.538,00-TL tutarında para yatırarak katılım hesabı açtırdığı ve soruşturma tarihine değin hesabını aktif tuttuğu dikkate alındığında, sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, Dairemizce de sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bununla beraber Yargıtay’ın bir çok kararında vurguladığı üzere konusu suç oluşturmayan örgütle irtibatlı “… Sağlık Sendikası”na yönetici sıfatı olmadan üye olma eylemi ile örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden Bank …’ya para yatırma faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağı, bu kapsamda, sanığın Örgütle irtibatlı “… Sağlık Sendikası”na üye olma ve örgüt liderinin örgütün finans kurumu olarak bilinen … Katılım Bankasının içine düştüğü mali sıkıntıdan kurtarılması amacıyla mensuplarına bu bankaya para yatırılması ve kurumsal bünyesinin güçlendirilmesi yönünde talimat verdiği tarihlerden sonra adı geçen bankadaki hesabına para yatırması şeklindeki eylemlerinin bu hali ile 5237 sayılı TCK’nın 220/7 nci maddesinde yer alan “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla…” şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Bölge adliye mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç adının “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” yerine “silahlı terör örgütüne üye olma” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin iLk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir. Ancak örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapılan, örgütün amacına hizmet eden ödeme ve sair bankacılık işlemlerinin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak değerlendirilmesi mümkündür.

c)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan … Sağlık Sendikası”na 2016 yılının Haziran ayına kadar üyeliği bulunan ve örgütle iltisaklı Bank …’da örgüt liderinin talimatından sonra 05.02.2014 tarihinde 21.538 TL tutarında para yatırarak katılım hesabı açtıran ve soruşturma tarihine kadar hesabını aktif tutan sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin bozma kararına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, 27.02.2019 tarihli ve 2018/3587 Esas, 2019/458 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.