Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/3174 E. 2021/8758 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3174
KARAR NO : 2021/8758
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Katılanlar : 1-…, 2-İçişleri Bakanlığı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
28.03.2010 (Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçları yönünden)
Hüküm : 1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 221/4,62, 221/5, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2-Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
3-Resmi belgede sahtecilik suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat
Temyiz edenler : Sanık müdafii, katılanlar vekilleri

İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Türk hukukunda, 20.07.2016 tarihinden itibaren istinaf kanun yolu fiilen uygulanmaya başlamıştır. Buna göre artık bu tarihten itibaren İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen kesin olmayan nihaî kararlara karşı önce istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. İstinaf mahkemeleri hem hüküm mahkemesi hem de denetim mahkemesi olarak faaliyet gösterecektir.
İstinaf, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda ceza davası üst dereceli İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci kere incelenerek yerel mahkemenin kararı denetlenir.
İstinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulacak, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabilecektir.
Temyiz ise, istinaf mahkemesi kararlarının hukuki denetim açısından incelenmesini amaçlayan bir kanun yoludur. Yeni kanun yolu sisteminin uygulanmaya başlaması halinde, adlî yargıda yargılamamız üç aşamalı olacaktır. Önce Mahkemede İlk Derece yargılaması yapılarak karar verilecek; ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi yapılacak; son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesi gerçekleştirilecektir. Bu şekilde kanun koyucu; üç dereceli bir inceleme sistemi kurarak, ceza davası neticesinde verilen kararın yeterince denetlenmesi sağlanmak istenmiştir.
CMK’nın, İlk Derece yargılaması ile temyiz yargılaması arasına istinafı yerleştirerek, hem Yargıtayın içtihat mahkemesi konumunu güçlendirmeyi hem de mahkemelerin son kararlarının yalnızca hukuki sorun değil, maddi sorun açısından da sağlıklı bir şekilde denetlenmesinin yolunu açmayı öngörmüştür. Böylece istinaf kanun yolunun yürürlüğe girmesiyle, Yargıtayın gerçekten hukuki derece kanun yolunu teşkil etmesi ve maddi vakıa denetimi yapmaması amaçlanmaktadır.
Yargıtay üçüncü derece olarak yapacağı incelemede, ispat konusu olayın sübuta erdiği varsayımından hareket edecek, yerel mahkemenin vicdani kanaatine göre vardığı olay belirlemesine dokunamayacaktır. Ancak Yargıtay, mahkemenin belirlediği olayın hukuk normları karşısındaki durumu konusunda yaptığı hukuki değerlendirmeyi ve ondan çıkarttığı hukuki sonuçları denetleyecektir.
İncelenen dosya kapsamından;
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2017 gün, 2017/69 E. 2017/255 K. sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine hükmolunmuş, karara karşı sanık müdafii istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.06.2017 gün, 2017/266 E. 2017/184 K. sayılı kararı gereğince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurması ile dosya Dairemize gönderilmiş, Dairemizin 20.11.2018 tarih, 2018/902 E. 2018/4395 K. sayılı ilamıyla özetle; temyiz aşamasında dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve veri inceleme raporunun sanık … müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiğinden bahisle CMK’nın 217. maddesi uyarınca bozma kararı verilmiştir. Bozma kararı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/2401 E. sayılı dosyasında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında; sanık hakkında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/356 E. sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” suçlarından derdest kovuşturma bulunduğu anlaşılmış, “üst dereceli Bölge Adliye Mahkemesinde dosyaların birleştirilmesine yasal olanak bulunmadığı, aynı derecede yargılama yapan mahkemede birleştirilerek görülmesinde hukuki gereklilik bulunduğu…” gerekçesiyle her iki davanın birleştirilmesinin gerektiği kanaatiyle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2017 gün, 2017/69 E. 2017/255 K. sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesine gönderilen dosya, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/549 Esas sırasına kaydedilmiş, yine sanık hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” suçlarından derdest bulunan Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/549 Esas sayılı kovuşturma dosyasının da aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması ve delillerin birlikte değerlendirilmesinin temini bakımından aynı mahkemenin 2019/549 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir,
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/549 Esas sayılı dosyasında devam olunan yargılamada yeni deliller değerlendirilmekle sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükümleri kurulmuştur.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında;
20.07.2016 tarihi itibariyle, istinaf mahkemelerinin uygulamaya girmesiyle birlikte artık adlî yargıda, üç aşamalı yargılama sistemine geçilmesi, yeni kanun yolu sisteminde, öncelikle ceza davasında, İlk Derece Mahkemesinde bir yargılama yapılarak karar verilmesi, ardından kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların süresi içinde kanun yollarına başvuruda bulunmaları halinde, üst dereceli İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci kere inceleme yapılarak, kararın hem maddi hem de hukuki yönden denetiminin yapılması, son olarak da yine süresi içerisinde kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların temyiz sebeplerini gösterir dilekçe vermeleri halinde Yargıtayca temyiz incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bu aşamalardan biri, usul hukukuna uygun bir şekilde sonlandırılmadan bir sonraki aşamalara geçilemeyeceği de hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde açıktır.
Bu nedenlerle;
Katılanlar vekillerinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak bozma istemli kanun yoluna başvurması, anılan kararların mahkemece, istinafların yürürlüğe girdiği tarih olan 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi ve bu hükümlerin daha önceden temyiz denetiminden geçmemesi nazara alındığında, katılan vekillerinin bozma istemli taleplerinin CMK’nın 260. maddesi kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın iadesi için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.