YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3204
KARAR NO : 2023/1900
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret
Hüküm : Mahkumiyet
Tebliğname Görüşü :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/429 sayılı Kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299 maddesinin birinci fıkrası, 299 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.03.2017 tarihli ve 2016/7437 Esas, 2017/3439 sayılı Kararı ile özetle;
”Sanığın savunmasında facebook sosyal paylaşım ağı hesaplarının başkaları tarafından ele geçirildiğini belirtmiş olması karşısında, savunmanın doğruluğu araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
3.Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 21.06.2018 tarihli ve 2017/88 Esas, 2018/409 sayılı Kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299 maddesinin birinci fıkrası, 299 maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.07.2020 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Aleyhe bozma yasağına aykırı hüküm tesis edildiğine,
2. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
3. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
4. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
5. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarih ve 2016/85 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın olay günü olan 10.05.2015 tarihinde facebook adlı paylaşım sitesinde mevcut hesabı üzerinden Cumhurbaşkanının kimlik bilgilerinin yer aldığı Türkiye Masonlar Locası Üye Kartı ibaresi taşıyan montaj resmi “İşte Kerdoğan (Eşek Erdoğan)’ın gerçek yüzü” yorumunu yazarak paylaştığı iddiasıyla kamu davası açıldığı ve Mahkemenin 25.05.2016 tarih ve 2016/117 Esas, 2016/429 Karar sayılı ilamı ile sanığın 11.05.2015 tarihinde facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde mevcut hesabı üzerinden Cumhurbaşkanının kimlik bilgilerinin ve fotoğrafının yer aldığı Türkiye Masonlar Locası Üye Kartı ibaresi taşıyan resmi “İşte Kerdoğan’ın gerçek yüzü” yorumunu yazarak paylaştığı, “Kerdoğan” ifadesinin Kürtçe “Ker” kelimesinin “eşek” anlamına geldiği, bu haliyle sanığın paylaşımının hakaret içerdiği ve hakaret amacı taşıdığı, bu eyleminin ise 5237 sayılı TCK’nın 299/1 maddesindeki suçu oluşturduğu, yine eylemin TCK’nın 299/2 ile öngörülen aleniyet şartını ihtiva ettiği ve TCK’nın 299/3. maddesi uyarınca da kovuşturma yapılmasına Adalet Bakanının 07.08.2015 tarihli oluru ile izin verildiği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği ve sanığın eyleminin sübuta erdiği gerekçesiyle 11 ay 20 … hapis cezasına mahkum edildiği, Mahkeme hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/7437 Esas ve 2017/3439 Karar sayılı ilamı ile “Sanığın savunmasında facebook paylaşım ağı hesaplarının başkaları tarafından ele geçirildiğini belirtmiş olması karşısında, savunmanın doğruluğu araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği ve davanın Mahkemede yeni esas aldığı anlaşılmakla, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı doğrultusunda, sanığın savunmasında facebook hesabının başkaları tarafından ele geçirildiğini belirtmesi nedeniyle bu konuda gerekli araştırmalar yapılmak üzere Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmış ve dosya kül halinde gönderilmiş olup, Siber Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.05.2018 tarihli Araştırma Raporunda, yapılan açık kaynak araştırmasında dava konusu facebook hesabının https://www.facebook.com/profile.php?id=100010713995805 URL adresi üzerinde bulunan M.K. kullanıcı isimli hesap olduğunun görüldüğünün, hesap üzerinde an itibari ile herkese açık olan paylaşımlarda konusu suç teşkil edebilecek veya ekte ekran görüntüsü verilen paylaşımlara rastlanmamış olduğunun, paylaşımların silindiğinin veya gizlilik ayarlarının değiştirildiğinin değerlendirildiğinin ve hesap içeriği incelendiğinde hesabın başkaları tarafından ele geçirilip geçirilmediği hakkında net bir bilgi bulunmadığının, an itibari ile hesap üzerinde M.K. isimli kullanıcının farklı tarihlerde paylaşımlar ve yorumlar yaptığının ve bu paylaşımlardaki yorumlarda (şekil 2 ve şekil 3) “dayı-yeğen” nitelendirmesinin olduğu, bu hesaplara bakıldığında kullanıcıların genel olarak memleket bildirimlerinin Ceylanpınar/ŞANLIURFA olduğunun görüldüğünün, ayrıca hesabın ana sayfasının şekil 1’de, paylaşımların yapıldığı tarihteki hesabın profil resminin ise şekil 2’de verildiğinin bildirildiği görülmekle, suç tarihinde (10.05.2015) profil resmi yapılmış olan resmin suç tarihinden sonraki bir tarihte (07.12.2017) paylaşılmış olduğu, daha önce paylaşılan ve suç teşkil eden paylaşımların silinmiş veya gizlilik ayarlarının değiştirilmiş olduğu, başkaları tarafından ele geçirilen hesapların genelde şifresi ve tanımlı olan GSM numarası veya e-mail adresinin değiştirildiği ve hesap sahibinde bu bilgiler olmadığı için hesaba erişim sağlayamadığı ayrıca sosyal medya hesabı çalınan veya hesap üzerinde şüpheli hareketler fark eden kullanıcıların genel olarak en yakın adli merciye giderek başvuruda bulunduğu ve şahsın Pol-Net ekip projesinde sosyal medya hesabının çalınması, ele geçirilmesi hakkında herhangi bir başvurusunun da olmadığı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Suç tarihinin eylem tarihi olan ‘10.05.2015’ olarak belirtilmesi gerekirken ‘2015’ olarak kabul edilmesi mahalinde düzeltilebilir hata olduğu kabul edilmiştir.
2.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında, bozma sonrası yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında bozma ilamı öncesi kurulan ilk hükümde 11 ay 20 … hapis cezasına hükmedilmiş olduğu halde, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda 1 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmesi, hükmü sadece sanığın temyiz etmesi karşısında; sanık hakkında bozma ilamı sonrası kurulan hükümde CMUK 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunması gerektiği gözetilmeksizin denetimi yapılan hükümde sanığa fazla ceza tayin edilmiş olması’nın dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 21.06.2018 tarihli ve 2017/88 Esas, 2018/409 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasına “hükmün sanık tarafından temyiz edilmiş olması dikkate alınarak 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak nedeniyle cezanın 11 ay 20 … hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.