Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/3230 E. 2021/9316 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3230
KARAR NO : 2021/9316
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2019 tarih ve 2017/226 – 2019/35 sayılı kararı
3-…, 4-…
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu 11.07.2017 (… ve Muhammet Ürkmez)
Hüküm : 1- Sanıklar … ve … yönünden TCK’nın 314/2, TMK 5/1, TCK’nın 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi,
2- Sanık … yönünden TCK’nın 314/2, TMK 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
3- Sanık … yönünden TCK’nın 220/7 ve 314/3 maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7-son, TMK 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar …, …, … ve sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında, haklarında yakalama kararı verilen sanıklar … ve …’ın suç tarihlerinin temadinin kesildiği iddianame tarihi olan “18.07.2017” yerine, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında “08.06.2017” yazılması ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yakalama karar tarihi olan “18.08.2018” ve “22.06.2018” olarak kabul edilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemlerine uyan TCK’nın 314/2, 53, 58/9 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin TCK’nın 62. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde İlk Derece Mahkemesince belirlenen cezadan TCK’nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle sonuç cezanın 9 yıldan, 7 yıl 6 ay hapis cezasına indirilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar … ve … ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;

Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendi seçtiği müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi gereğince de re’sen bir müdafii görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.