Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/3614 E. 2021/9255 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3614
KARAR NO : 2021/9255
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarih ve 2017/119 – 2019/52 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmî belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
Hüküm : TCK’nın 204/1 ve 158/1-e maddelerinden CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraati ile TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii ile katılan kurum vekili

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ve ek karar temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1) Müsnet suçlar yönünden doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılan vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyizin reddine dair verilen 10.07.2020 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan ONANMASINA,
2) Sanık ve müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; başka mahkemede haberdar edilmediği celsede alınan ifade metninin okunması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, sanığın üzerine atılı suçun niteliği ve bozma sebeplerine göre tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.