YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3821
KARAR NO : 2021/9229
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme, Kamu malına zarar verme, Tehlikeli
maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, 2911 sayılı
Kanuna muhalefet etme, Terör örgütü propagandası
yapmak
Hüküm : 1-)2911 sayılı Kanuna muhalefet etme ve terör örgütü
propagandası yapmak suçlarından; 6352 sayılı
Kanunun Geçici 1-b maddesine göre kovuşturmanın
ertelenmesi,
2-)19.08.2007 tarihindeki tehlikeli maddelerin izinsiz
olarak bulundurulması suçundan; TCK’nın 174/1, 3713
sayılı Kanunun 5/2 delaletiyle TCK’nın 174/2, 62/1,
52/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3-)19.08.2007 tarihindeki kamu malına zarar verme
suçundan; TCK’nın 151/1, 152/2-a, 3713 sayılı
Kanunun 5/2, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 maddeleri
uyarınca mahkumiyet,
4-)25.11.2007 tarihindeki tehlikeli maddelerin izinsiz
olarak bulundurulması suçundan; TCK’nın 174/1, 3713
sayılı Kanunun 5/2 delaletiyle TCK’nın 174/2, 62/1,
52/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
5-)25.11.2007 tarihindeki (34 ER 4200 plakalı araca
yönelik ) mala zarar verme suçundan; TCK’nın 151/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK’nın 62/1, 53, 58/9
maddeleri uyarınca mahkumiyet,
6-)25.11.2007 tarihindeki kamu malına zarar verme suçundan; TCK’nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı
Kanunun 5/2, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 maddeleri
uyarınca mahkumiyet,
7-)15.08.2007 tarihindeki tehlikeli maddelerin izinsiz
olarak bulundurulması suçundan; TCK’nın 174/1, 3713
sayılı Kanunun 5/2 delaletiyle TCK’nın 174/2, 62/1,
52/2, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
8-)15.08.2007 tarihindeki kamu malına zarar verme
suçundan; TCK’nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı
Kanunun 5/2, TCK’nın 62/1, 53 ve 58/9 maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamenin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/141 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada 09.09.2008 tarihli duruşmada sanığa okunduğu ve sanığın savunmasının aynı yargılamanın 29.01.2009 tarihli duruşmasında müdafii huzurunda alındığı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 01.07.2015 tarihli ve 2015/2118-2212 sayılı bozma ilamına konu İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/132-2012/247 sayılı kararında, sanığın 19.08.2007, 25.11.2007, 15.08.2007 tarihlerinde işlediği iddia olunan mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin bulundurulması suçları açısından, bu suçlarla ilgili olarak zamanaşımı süresince hüküm kurulabileceğinin belirtildiği bu kapsamda, bozma kararındaki bu tespitin “aleyhe bozma” olarak nitelendirilemeyeceği, bozma sonrası duruşma gününü bildiren davetiyenin sanığa tebliği edildiği, sanığın duruşmalara katılmadığı, duruşmadan haberdar edilen sanık müdafiinin ise bozmaya karşı beyanlarının alındığı anlaşılmakla; sanığın gıyabında hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu, CMK’nın 307/2. maddesine aykırılık olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
1-)Sanık hakkında 2911 sayılı Kanuna muhalefet etme ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından 6352 sayılı Kanunun Geçici 1-b maddesine göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlar anılan maddenin 4. fıkrası ile CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası 2. cümlesi hükmü karşısında durma kararı niteliğinde ve itiraza tabi olup CMK’nın 223/1. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin itiraz merciince yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-)Sanık hakkında 25.11.2007 tarihli (34 ER 4200 plaka nolu araca yönelik) kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa atılı mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, zamanaşımını düzenleyen Türk Ceza Kanununun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 25.11.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE,
3-)Sanık hakkında 15.08.2007, 19.08.2007 ve 25.11.2007 tarihli tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve aynı tarihlerdeki kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
a-)Sanığın 15.08.2007, 19.08.2007 ve 25.11.2007 tarihli eylemlerinden dolayı tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçuna ilişkin olarak; farklı zamanlarda imal edildiği belirlenemeyen patlayıcı maddeleri örgütün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen eylemlerde kullanan sanığın fiillerinin tek suç oluşturacağı, sanık hakkında bozma öncesi tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan mahkumiyet kararı verilip Yargıtay 16. Ceza Dairesince onandığı nazara alındığında, sanık hakkında TCK’nın 174/1-2. maddeleri uyarınca bir kez cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
b-)Sanığın 15.08.2007, 19.08.2007 ve 25.11.2007 tarihli eylemlerinden dolayı kamu malına zarar verme suçuna ilişkin olarak; Oluşa, mahkemenin kabulüne ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme suçlarını işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
c-)Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün anılan sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.