YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4133
KARAR NO : 2022/2
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2018 tarih ve 2017/329 – 2018/261 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç, Terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet
Hüküm : 1-Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı Kanunun 314/2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca hükmedilen hapis cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2- Sanık … hakkında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan Beraat hükmüne yönelik İstinaf başvurusunda İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına ve TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 62/1, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri uyarınca hapis cezası
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe ve içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I- Katılan kurum vekilinin sanıklar …, …, …, … ve … haklarında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet suçlarından beraat kararına yönelik istinaf talebinin değerlendirilmediği yönünde temyiz talebinde bulunmuş ise de; beraat hükümlerine yönelik istinaf talebinde bulunmadığı gözetilerek katılan vekilinin bu suçlar yönünden, katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının vekilinin sanıklara atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından ve katılma hakkı bulunmaması nedeniyle de vekalet ücretine hak kazanamayacağı anlaşıldığından katılan vekilinin temyiz taleplerinin CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan hakkında kamu davası açılan sanığın yapılan yargılama sonucunda ek savunma hakkı verilmeden silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulması, sanığa isnat edilen eylemin değişmemesi ve bu eyleme ilişkin savunmasının alınması karşısında savunma hakkının kısıtlanmadığı sonucuna varıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
A- Sanık … yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkün olacağı gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu/vasfının tayini açısından belirleyici olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenerek getirtilmesi, ayrıca dosyaya istinaf aşamasından sonra beyanlarının geldiği anlaşılan … isimli şahsa ait ifade tutanaklarının duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, gerek görülmesi halinde ilgili şahsın tanık olarak dinlenilmesinin sağlanılması, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulduktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında “07.03.2017” yerine “15-16.07.2016 – 07.03.2017 tarihi ve öncesi” olarak yazılması,
2- Sanık ve sanık müdafiinin ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasındaki yargılamada sanıklar lehine TCK’nın 62. maddesinin uygulanması talep edilmesine rağmen bu hususun tartışılmasız bırakılması,
B- Sanık … yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkün olacağı gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu/vasfının tayini açısından belirleyici olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenerek getirtilmesi, ayrıca Sahil Güvenlik Komutanlığında Astsubay olarak görevli olan sanığın, görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle sanık hakkında başkaca ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramasının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar ile ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra tespit edilen şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmeleri de sağlanarak sanık ile ilgili herhangi bir beyanlarının olup olmadığının tespiti, tüm bu belgeler CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında “07.03.2017” yerine “15-16.07.2016 – 07.03.2017 tarihi ve öncesi” olarak yazılması,
2- Sanık ve sanık müdafiinin ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasındaki yargılamada sanıklar lehine TCK’nın 62. maddesinin uygulanması talep edilmesine rağmen bu hususun tartışılmasız bırakılması,
C- Sanıklar …, … ve … yönünden;
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar ve sanıklar müdafilerinin ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasındaki yargılamada sanıklar lehine TCK’nın 62. maddesinin uygulanması talep edilmesine rağmen bu hususun tartışılmasız bırakılması,
2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, sanıklar …, … ve … yönünden suç tarihinin İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında “07.03.2017” yerine “15-16.07.2016 – 07.03.2017 tarihi ve öncesi” olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.