YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4361
KARAR NO : 2023/9873
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden katılan T.C. …’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Katılanlar T.C. … ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının temyiz taleplerinin suçun vasfına (eylemin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gerekçesiyle) yönelik olduğu belirlenerek; ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi, katılan T.C. …, … ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı açısından 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 … Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 … Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli 2019/184 Esas, 2020/66 … Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 … Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 … Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 … Kanun’un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.09.2020 tarihli 2020/822 Esas, 2020/564 … Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafi, katılanlar vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının yapmış oldukları istinaf başvurularının katılanlar lehine hukuka aykırı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hususunun düzeltilerek 5271 … Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 30.11.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
1- Müvekkilinin aşamalarda detaylı bir şekilde ifade vermesine rağmen beraat yerine mahkumiyetine hükmedildiğine,
2- 20 ay öncesinde telefonuna yüklenen bir programdan dolayı yargılanmaması gerektiğine,
3- Müvekkilinin evinde ele geçen gazete parçalarının ailesinin ev işlerinde kullandığı gazeteler olduğuna,
4- Müvekkilinin kendisi ile ardışık aramaya takılan kişileri tanımadığına,
Katılanlar vekillerinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
Sanığın eylemlerinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu oluşturduğuna,
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükme karşı temyiz sebepleri;
Sanığın eylemlerinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu oluşturduğuna,
Ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı katılan … Cumhuriyeti Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının temyiz istemi yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden, T.C. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının anılan suçun niteliği gereği 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma … ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; … vekilinin temyiz isteminin, 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Değişen suç vasfına göre sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı katılanlar Türkiye Cumhuriyeti … ve … ile sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden;
Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas, 2019/1953 … Kararında açıklandığı üzere;
5237 … Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasa’yı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 309 ncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000’in üzerinde askeri personel tarafından … uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000’e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve … Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik … bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4’ü …, 63’ü polis ve 183’ü sivil olmak üzere toplam 250’den fazla kişi şehit edilmiş, 23’ü …, 154’ü polis ve 2.558’i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK’nın 309 ncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK’nın 37 inci maddesi kapsamında “doğrudan fail” olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 … TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında, oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, cgnat kayıtları, ardışık arama raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Çakırsöğüt 1. Jandarma Komando Tugay komutanının … astsubaylığı görevini yürüten, darbe teşebbüsünün olduğu gece komutanın talimatı ile görevli personelin cep telefonlarını toplayan, tam teçhizatlı bir şekilde zırhlı araca binerek kışladan çıkış yapan, örgütün gizli haberleşme ağına dahil olan, Jandarma nezdinde astsubay olarak görevli … kişilerle ardışık aramaya takılan sanığın eylemlerinin cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmadığı, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde-faillerle birlikte-fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşıdığı, bu haliyle sanığın eyleminin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı Türkiye Cumhuriyeti …’nın temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 … Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Değişen suç vasfına göre sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı katılanlar Türkiye Cumhuriyeti …, … ile sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafi, katılanlar vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 21.09.2020 tarihli 2020/822 Esas, 2020/564 … Kararının 5271 … Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 … Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.