Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/4693 E. 2021/10215 K. 29.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4693
KARAR NO : 2021/10215
KARAR TARİHİ : 29.11.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihve 2018/2064 – 2019/416 sayılı kararı
Suç : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik, silahlı terör örgütüne üye olma 29.11.2016,
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; 10.07.2010
Hüküm : 1-TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın
62, 53, 58/9, 63maddeleri uyarınca hükmedilen
mahkumiyet,
2-TCK’nın 158/1-e-son, 158/3, 43/1, 62/1, 52/2, 52/4,
53/1 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet
kararlarına yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek
esastan reddi,
3-Resmi belgede sahtecilik suçundan CMK’nın 223/2-a
maddesi gereğince hükmedilen beraat kararına yapılan
istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Katılan … vekilinin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a)Silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Bölge Adliye Mahkemesince, ÖSYM Başkanlığının atılı suçun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle bu suç yönünden davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
b)Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarına ilişkin yapılan değerlendirmede;
Sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan … vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden CMK 296/1.maddesi gereğince temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde “Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükmün CMK 286/2-g maddesi gereğince kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle bozulmasına, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ek kararının hüküm kısmının “Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan … vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden CMK 296/1. maddesi gereğince temyiz talebinin REDDİNE” şeklinde yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan ek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-Sanık müdafii ile katılan … Hazinesi vekilinin Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dosya içerisine alınan söz konusu bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik güçlü kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başka delil, beyan, bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği de gözetilerek, atılı suçun işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ile katılan … Hazinesi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mevcut delil durumu, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.