Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/4712 E. 2023/2950 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4712
KARAR NO : 2023/2950
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

¸

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KATILANLAR : 1-T.C …
2-ÖSYM
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik,
Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
-09.08.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma)
HÜKÜM : 1-Katılan … vekilinin silahlı terör
örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik, katılan ÖSYM
Başkanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına
dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurularının reddi,
2-Katılan … vekilinin kamu kurum ve
kuruluşları zararına dolandırıcılık, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın
resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının
esastan reddi,
3-Sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna
ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi,
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri ve sanık müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2018/1975 Esas, 2020/725 sayılı Kararının, katılanlar vekilleri ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … Bakanlığının, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, kurulan hükme yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı’nın istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurumlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan ÖSYM Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık müdafi yönünden; 5271 sayılı Kanun’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2017/918 Esas, 2018/968 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 09.10.2020 tarihli ve 2018/1975 Esas, 2020/725 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan … vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusunun ise sanık hakkında 3713 sayılı Kanun gereği artırım yapılırken uygulama maddesi olarak 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine yalnızca 5 inci maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi hususunun düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın çalınan KPSS sorularını önceden temin ederek haksız başarı elde ettiğine, hileli davranışla kamuya yerleşerek haksız menfaat elde etmek suretiyle hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine, sanığın tüm suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin Temyiz İstemi
Dosyada bulunan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere sanığın KPSS sorularını önceden temin ederek haksız başarı elde ettiğine, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine, atılı suçlardan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
C. Sanık müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin sınav öncesinde soruları temin ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, dosya kapsamındaki raporların soyut tespitlere yer verdiğine, müvekkilinin üzerine atılı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, müvekkili hakkında kesin delillerle değil zan ile hüküm kurulduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın savunması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, 2010 yılında yapılan KPSS’ye ilişkin raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, uzun yıllar örgüte ait özel eğitim kurumlarında çalıştığı, örgüt içi gizli haberleşme aracı olan ByLock kullanıcısı olduğu, sanığın 2010 KPSS öncesinde örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, örgüt mensubu olmayan kişilere sınav sorularının ve cevaplarının önceden verilmesinin mümkün olmadığı, gizliliğe ve tedbire azami derecede önem veren örgüt içerisindeki yapılanmanın bu durumu gerekli kıldığı dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine,
Dosya kapsamına göre; sanığın 2010 yılı KPSS sonuçlarına göre herhangi bir kamu kurumuna atamasının yapılmadığı, dolayısıyla menfaat elde etmesinin sözkonusu olmadığı ve dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla bu suçtan dolayı beraatine,
Sanığın sınavdan önce hukuka aykırı bir şekilde elde ettiği soruları ve cevapları ile gerçek başarı ve performansını değil gerçek olmayan bir durumu resmi belge olan cevap kağıdına işlediği için aldatıcı beyan taşıyan resmi belge niteliğindeki cevap kağıdının da içerik itibariyle sahte belge haline gelmesine sebebiyet verdiği, bu sayede ÖSYM tarafından düzenlenen sınav sonuç belgesinin de sahte ve gerçeği yansıtmayan belge niteliğine kavuştuğu bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın ÖSYM sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğin yukarıdaki anlatımlar karşısında ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, sanığın memur olmaması nedeniyle içerik sahteciliğinin faili olamayacağı dolayısıyla sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesinde katılan …’nın sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularını katılanların söz konusu suçlar yönünden zarar gören sıfatını taşımadıklarından bahisle reddetmiş, katılan …’nın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularını ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddetmiş, sanık müdafinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunu ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden 3713 sayılı Kanun gereği artırım yapılırken uygulama maddesi olarak 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine yalnızca 5 inci maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi hususunu düzelterek esastan reddetmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan …’nın sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden
1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … Bakanlığının, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı’nın istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurumlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan …’nın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın ise resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden
Katılan ÖSYM Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan kurum vekillerinin söz konusu suçlardan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, dosya içerisine gönderilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre örgütsel iletişim ağına dahil olup ByLock programını kullanan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan …’nın sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden
Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan … vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz başvurularının, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılan …’nın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, katılan ÖSYM Başkanlığı’nın resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Kurumlar vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 09.10.2020 Tarihli ve 2018/1975 Esas, 2020/725 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …