Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/5113 E. 2021/11100 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5113
KARAR NO : 2021/11100
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi :… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarih ve 2017/731 – 2018/380 sayılı kararı
Suç : Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini,
Devletin kurum ve organlarını aşağılama
Hüküm : Sanığın TCK’nın 301/1, 62, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan… Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihinde kesinleşen 06.03.2014 tarihli, 2013/552 Esas, 2014/110 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu suç tarihinin 21.06.2013 olduğu,… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihinde kesinleşen 12.03.2015 tarihli 2014/686 Esas, 2015/ 310 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kararına konu suç tarihinin ise 29.05.2014 olduğu, CMK’nın 231. maddesinin maddi hukuka ilişkin olması nedeniyle söz konusu suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve aleyhe sonuç doğuran düzenlemelerin sanık hakkında uygulanamayacağı, bu nedenle 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi 2. cümlesinde düzenlenen “Suçun, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin başka bir kararın denetim süresinde işlenmiş olmaması” koşulunun somut olay itibarıyla bulunmadığı ve sanığın adli sicil kaydının sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için öngörülen objektif koşullar bakımından engel teşkil etmediği, ancak İlk Derece Mahkemesi kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, cezanın ertelenmemesine ve cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine dayanak olarak “sanığın geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi nazara alındığında cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda mahkememize olumlu kanaat oluşmaması” şeklindeki gerekçelere de dayanılması nedeniyle anılan husus bozma nedeni yapılmamış;
Dosya arasında bulunup 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli duruşma zaptının 76196 sicil nolu katip tarafından imzalanmaması mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin TCK’nın 43/1. maddesi olarak gösterilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
3-Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin zincirleme suç hükümleri kapsamında son paylaşımın yapıldığı tarih olan “16.04.2017” yerine “05.02.2017” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2. fıkrasındaki “anlaşıldığından” ibaresinden sonra, “TCK’nın 43/1. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi, hükmün 5. fıkrasından sonra gelmek üzere “TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanması bakımından “Anayasa
Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53/1. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarının “suç tarihi” kısımlarından “05.02.2017” ibaresinin çıkartılması ile yerine “16.04.2017” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın… 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.