YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5401
KARAR NO : 2021/9276
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarih ve 2019/99 – 2020/109 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar ve müdafii
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar açısından temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıkların kardeş olduğu, sanıklardan ele geçen dijital materyallerden sanıklarla alakalı deliller elde edildiği, sanık …’in kardeşi olan diğer sanığın Suriye ülkesinde iken görev aldığı gruplara ilişkin beyanlarının ve her iki sanığın da elde edilen fotoğraflara ilişkin ifadelerinin bulunması karşısında, sanıkların 4. celseden itibaren aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
2-Sanık …’in irtibatlı olduğunu belirttiği, “Usbet El Ansar, Ahrar-ı Şam, Feylak El Şam” grupları ile ilgili olarak silahlı terör örgütü DEAŞ/IŞİD ile herhangi bir bağı ve iltisakı bulunup bulunmadığı, eylem ve faaliyetlerinin nelerden ibaret olduğu, ÖSO emrinde faaliyet gösterip göstermedikleri yönünde güncel bilgi notunun ilgili birimlerden araştırılarak temin edilmesi ve sanıklardan ele geçirilen dijital materyallere ilişkin olarak konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp rapor tanzim ettirildikten sonra sonucuna göre, sanıkların DEAŞ/IŞİD silahlı terör örgütü üyesi olup olmadıklarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek sanıklar ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.