YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5764
KARAR NO : 2024/854
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/948 E., 2020/1013 K.
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli öldürmeye teşebbüs (2 kez), tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli öldürmeye teşebbüs (2 kez) ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenleri hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
A. Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2020 tarihli ve 2018/294 Esas, 2020/118 sayılı Kararı ile,
1. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet,
2. Mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı (2 kez); 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet,
3. Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 4 ve 5 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet,
Kararları verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/948 Esas, 2020/1013 sayılı Kararı ile, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli öldürmeye teşebbüs (2kez) ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.02.2021 tarihli ve onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafileri temyiz dilekçelerinde;
1. Sanık aleyhine olarak olarak soruşturma aşamasındaki tanık ifade ve teşhislerinin tamamının kovuşturma aşamasında inkar edildiği ve maddi gerçeğe uygun olarak aydınlatıldığına,
2. Sanık üzerine atılı suçlamaların varsayıma ve ön yargıya dayalı, çelişkili olduklarına,
3. Sanığın kolluk aşamasındaki ifadesindeki ikrarının mutlak delil olarak kabul edilemeyeceğine,
4. Sanığın 07.12.2014 tarihli olaya katıldığına ilişkin somut bir delil, görüntü, bilgi ve belge bulunmadığına,
5. Sanığın 07.12.2014 tarihli eylem sırasında yurt dışında olduğuna,
6. Dinlenen tanıkların bir çoğu sanığın örgüt tarafından ajan ilan edildiğini ve örgütün sözde cezaevinde tutulduğunu açıkça beyan ettiklerine,
7. Sanık hakkında eğer ceza verilecek ise, kendiliğinden teslim olduktan sonra ifade ve teşhiste bulunduğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
8. Bulunan eldivenin molotof atma eyleminde kullanıp kullanmadığı, bulunan yerin molotof kullanılan yer olup olmadığı araştırılmadan eksik araştırma ile ceza verildiğine,
9. Sanığın iradi olarak terör örgütüne katılmadığına, örgüt tarafından kaçırıldığına, iradesinin sakatlandığına,
10. Tanık olarak dinlenen … ile sanık arasında husumet bulunduğuna,
11. Yargılamanın genişletilmesi talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğine,
12. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma, mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüs (2 kez) ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarını işlediğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma, mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüs (2 kez) ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemleri gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma, mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüs (2 kez) ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarının vasıfları tayin ve sübutları kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan sanık müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, safahatta ortaya çıkan ikrarı ile suçun sübutu kabul ve vasfı tayin edilmiş olmasına nazaran hak ve nesafet ilkesine dayalı istikrar kazanmış uygulamalara göre belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince indirim uygulanması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazı şekilde karar verilmesi,
2.Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen temel cezanın, aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 3713 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli öldürmeye teşebbüs (2 kez) ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçları yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/948 Esas, 2020/1013 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Müsnet suçların niteliği ve delil durumuna göre sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.