Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6147 E. 2024/605 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6147
KARAR NO : 2024/605
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/869 E., 2021/85 K.
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2020/290 Esas, 2020/421 sayılı kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile mahkûmiyet karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/869 Esas, 2021/85 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, Daire başkanının sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği görüşüne dair muhalafeti ile, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.03.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının oy çokluğu ile alındığına, müvekkilin çatışmada yakalandığına ilişkin tutanağın gerçeği yansıtmadığına, tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, müvekkilin sağlık durumuna dair gerekli tetkikin yapılmadığına, gerçek yaşının tespiti sonucunda suça sürüklenen çocuk olarak yargılanması gerektiğinin ortaya çıkacağına, ÖSO’nun benzer durumda yakalanan herkes için aynı tutanağı tuttuğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; mahkemenin anılan ilkelere aykırı davranılarak sanığın hangi eylemi ile “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçunu işlediği hususları yargılamanın tarafları yanında herkesi tatmin edecek, denetime imkan verecek şekilde kararda tartışılıp hükme yansıtılması yerine, soyut şekilde atılı suçu işlediğinden bahisle hüküm tesisi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasası’nın 141/2, CMK’nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2.Sanığın Savcılık aşamasında 2002 doğumlu olduğunu beyan etmesi, buna ilişkin sanık müdafii tarafından yasa yolu dilekçesinde de aynı hususun bozma nedeni yapılması karşısında;
Sanığın üzerinde atılı suçun vasfının belirlenmesi bakımından Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak alınacak raporun sonucuna göre sanığın kemik yaşının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sanığın yaşının 2000 yılında dışında olduğunun tespiti halinde 5271 sayılı CMK’nın 218/2 nci maddesi uyarınca yaşının düzeltilmesi için ilgili kanuna göre işlem yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/869 Esas, 2021/85 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.