YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6157
KARAR NO : 2023/1887
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
Bozma üzerine dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2017 tarihli ve 2016/327 Esas, 2017/170 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2017/2394 Esas, 2017/2333 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/4170 Esas, 2018/5131 sayılı kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesi “ilgili birimlerden sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması ve suç tarihinin hatalı gösterilmesi ” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/298 Esas, 2020/1010 sayılı bozma üzerine verdiği kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.03.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. ByLock kullanıcısı olduğunun kesin delillerle ispat edilemediğine,
2. Suçun manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. 2013 yılı öncesine ilişkin tüm faaliyetlerinin hükme dayanak yapıldığına,
4. Hata hükümleri kapsamında ele alınması gerektiğine,
5. Örgüte müzahir kurumlarda çalışmanın örgütsel delil kabul edilemeyeceğine,
6. Örgüte müzahir şirketle ilgili savunmanın sorulmadığına,
7. Kaçarken yakalandığına ilişkin kabulün gerçeği yansıtmadığına,
8. Duruşmalara SEGBİS ile katılma isteklerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi nedeniyle duruşmalara katılamadığından savunma ve mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığına,
9. Son söz verilmediğine,
10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair husulara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada;
Sanığın örgüt ile ilişkisinin 2003-2004 eğitim öğretim yılı içerisinde üniversiteye hazırlık amacıyla gittiği örgüte müzahir Meltem Dershanesi ile başladığı, sanığın sonrasında örgüte ait Azerbaycan ülkesinde faaliyet gösteren Kafkas Üniversitesine kaydolduğu, Azerbaycan’da kaldığı bu 5 yıllık süre içerisinde örgütsel yapıya ait yurtlarda barındığı, 2009 yılında lisans eğitimi dönüşü bir yıl süre ile yine örgütsel yapıya ait Denizli Özel Server Gazi Kolejinde stajyer öğretmen olarak çalışıp örgütün yönlendirmesiyle 2010 yılının Eylül ayında Kolombiya’nın başkenti Bogota’da bulunan örgütsel yapıya ait yurt dışı eğitim-öğretim kurumlarından Türkiye Kültür Merkezine Türkçe öğretmeni olarak görevlendirildiği, 2012 yılının Eylül ayına değin burada 2 yıl süreyle görev yaptıktan sonra 2012 yılı Eylül ayında bu kez yine Güney Amerika ülkelerinden Ekvador ülkesinin başkenti Kito’da (Quito) bulunan örgütsel yapıya ait yurt dışı eğitim-öğretim kurumlarından Türkiye Kültür Merkezinde Türkçe öğretmeni olarak görevlendirildiği, burada da 2014 yılı Ocak ayına değin yaklaşık 1,5 yıl süreyle çalıştığı, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte 2014 yılı Ocak ayı içerisinde Türkiye’ye dönen sanığın bu tarihten sonra yine örgütsel yapıyla iltisaklı olduğu gerekçesiyle sonradan faaliyetine son verilen Latin Amerika Dostluk Derneği adlı dernekte çalışmaya başladığı, bir süre burada çalıştığı, daha sonra FETÖ/PDY yöneticiliği/üyeliği isnadıyla haklarında soruşturma yürütülen firari şüpheliler Y. A. ve H. Ş. isimli şahıslar tarafından ortaklaşa kurularak 30.03.2016 tarihinde ana sözleşmesi tescil ettirilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 30330-5 sicil numarasında kayıtlı Venova Mobilya İnşaat Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi adlı, merkezi… ili Bahçelievler ilçesi, adresi ise Yenibosna … Mahallesi Değirmenbahçe Caddesi Airport Hill Sitesi C Blok No:11/17 olarak tescil edilen 28.07.2016 tarihli ihbara konu şirkete ilk 15 yıl süreyle müdürlük görevine getirildiği, söz konusu adresteki işyerinde şirket müdürü olan sanığın bu tarihten 4 ay sonra 01.08.2016 tarihinde şirket müdürlüğünden istifa ettiği, bunun üzerine şirket çalışanı A. K.’nin müdür olarak atandığı, 02.08.2016 tarihinde Güney Amerika ülkelerinden Brezilya’nın Sao Paulo şehrine 07.08.2016 tarihinde havayolu ile seyahat edecek şekilde 3 kişilik (kendisi, eşi S. İ. ve oğlu M. S. İ. adına) yolcu bileti alan sanığın bu arada 05.08.2016 tarihinde trafikte adına kayıtlı 34 …. 17 plaka sayılı aracını S. M. adlı bir şahsa Bakırköy 51 inci Noterliğinde satarak elden çıkardığı, 06.08.2016 tarihinde hakkındaki ihbarla başlayan soruşturma kapsamında gözaltına alınıp yakalandığının anlaşıldığı, bu delil durumu karşısında
sanığın eğitimini örgüte ait okullarda sürdürdükten sonra örgüte ait yurt dışı ve yurt içinde bulunan işyerlerinde görev yaptığı, örgüt içi atamaya tabi olduğu, anılan örgütün hiyerarşik yapısı içinde bilerek yer aldığı, son olarak da Brezilya’ya ailesi ile birlikte kaçarken yakalandığı, bu delil durumu karşısında sanığın atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; hükümden sonra dosyasına gelen S.A. ve H.G. isimli şahısların ByLock mesaj içeriklerine göre “Ellez20” kullanıcı isimli ByLock kullanıcısının sanık olabileceğine yönelik tutanak göz önünde bulundurulmak suretiyle ilgili birimlerden sorularak anılan kullanıcı ismine ve sanığa ait ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, O.M., M.İ. ve A.D. isimli şahısların ByLock mesaj içeriklerine göre örgütün yurt dışı irtibat bilgisi olarak sanığın adına kayıtlı telefon numarasının bildirildiğine dair tutanak ile A.Y.A.’nın sanık hakkındaki etkin pişmalık ifadesinin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse S.A., H.G., O.M., M.İ., A.D. ve A.Y.A. isimli şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/298 Esas, 2020/1010 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …