YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6255
KARAR NO : 2022/10148
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarih ve 2019/506 – 2020/249 sayılı kararı
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, kamu kurum kuruluşları zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : 1-TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK’nın 62/1-2, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2-İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, TCK’nın 37/1 maddesi yollamasıyla, TCK’nın 158/1-e, 43/1, 62, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı
3-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Katılanlar vekilleri ile sanık … müdafii
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan TBMM vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
II-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafii ile katılan … vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi bağlamında sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu, işlendiği yer, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak; dosya kapsamına, hukuka, vicdana uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
2-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak;
Sanığın komiser yardımcılığı sınavı öncesinde haksız olarak temin ettiği sınav sorularını cevapları ile tanık …’ya verdiği ve anılan şahsın sınavda başarılı sayılarak komiser yardımcılığı görevine başladığının kabul edilmiş olması karşısında;
Sanığın sınav öncesinde soruların ve cevapların verilmesine aracılık etmekten ibaret eylemlerinin, TCK’nın 39/2-b maddesi kapsamında “suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak” suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 37. maddesi gereğince fail olarak sorumlu tutmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/2-b maddesi uyarınca dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.