Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6369 E. 2023/2741 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6369
KARAR NO : 2023/2741
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2019 tarihli ve ….Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/1027 Esas, 2020/474 sayılı Kararı ile, sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge adliye mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.03.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1.İstinaf mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının yasaya uygun, denetime elverişli gerekçe içermediğine,
2.Dijital deliller ve ByLock delili hakkında gerek İlk Derece Mahkemesinde ve gerekse istinaf mahkemesinde bilirkişi incelemesi talep edilmesine rağmen gerekçesiz şekilde reddedildiğine, bu şekilde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
3.Soruşturma aşamasında yapılan adli ve idari işlemlerin usul ve yasaya uygun olmadığına,
4.Eksik soruşturma ile dava açıldığına ve sanığın tutuklu kaldığına,
5.Tanık ifadelerinde sanığa atfettikleri eylemlerin yıllar öncesine dayandığına, duyuma dayalı olduklarına, benzer suçlardan soruşturma geçirdiklerine, beyanların birbirleriyle çeliştiğine, dile getirdikleri bu çelişkilerin mahkemece dikkate alınmadığına, sanığın 2014 yılı sonrasında örgüt ile en ufak bir irtibatının bulunmadığına,
6.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığına,
7.Sanığın Bylock kullandığını kabul etmediğine, tespit ve değerlendirme tutanağının dosyada mevcut olmadığına, kaldı ki ByLock delilinin yasal delil olmadığına, CGNAT kayıtlarının duruşmada okunup sanığın savunmasının alınmadığına,
8.Sanığın Bank … hesabındaki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna,
9.Sanık hakkında TCK’nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması şartlarının tartışılması gerektiğine,
10.Tayin olunan temel cezada alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir nedenin bulunmadığına,
11.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III- OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 1998 yılı Ekim ayından itibaren aralıksız olarak devlet kurumunda öğretmen olarak çalıştığı; Bank Asyada hesabının olduğu, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 08.11.2018 tarihli dijital inceleme raporunda suç oluşturabilecek herhangi bir dijital veriye rastlanmadığı, yine sanığın örgütün gizli haberleşme amacıyla kullandığı Bylock isimli programı eşi adına kayıtlı …59 35 GSM nolu hatta ilk tespit tarihi olan 09.01.2014’te kullandığı bu hususun 03.11.2017 tarihli ByLock Cumhuriyet Başsavcılığı Sorgu sonucu ile tespit edildiği, yine Tekirdağ Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 31.10.2018 tarihli HTS analiz raporuna göre, sanığın kullandığı GSM hattına ait CGNAT veri kayıtları ile HTS veri kayıtlarındaki baz istasyonları karşılaştırıldığında aynı ve civar baz istasyonundan iletişim sağlandığının tespit edildiği, yine tanık S.Ç’nin beyanına göre; sanık … ile bir çok kez farklı yerlerde buluştuklarını, en çok buluştukları yerin Süleyman Şah Talebe Yurdu ve Çorlu’da Zaman gazetesinin Bürosunun olduğu binada farklı katlarda görüştüklerini, Çorlu mütevelli heyetindeki kişilerle bir araya geldiklerini, bu toplantılarda gazete, burs, himmet, insan kazanma, öğrenci ve öğretmen faaliyetleri ile ilgili verimlilik sohbetleri yaptıklarını, Çorlu’da 3 sohbet grubu olduğunu, 3 sohbet grubundan bir tanesini …’ın yaptığını, bunun haricinde …’ın yaptığı başka sohbetler olduğunu, sanık …’ın kendisinin söylediğini, bu sohbetlere katılmadığı için bilmediğini, …’ın mütevelli heyetine vermiş olduğu sohbetlere mütevelli heyetinde olduğu için katıldığını, sanık …’ın vermiş olduğu sohbet toplantılarında Zaman gazetesine kimlerin abone olmasını teklif edebiliriz diye sorulduğu, himmet ve burs paralarını sohbetlere gelen kişilerden kimlerden isteyebiliriz diye konuşulduğu, aylık 20-30 TL gibi küçük miktarlarda paralar toplanması amaçlandığı, 2014-2015 yılları arasında öğretmenlerden sorumlu Çorlu ilçe abisinin … olduğunu, 2015-2016 yılları arasında …’ın sohbet veren hocaların koordinatörlüğü görevini yaptığını, sohbetlerde işlenecek konuları Marmara Eğitimciler Derneğinden aldığını, sanık …’ın Çorlu’da öğretmenlerden sorumlu zümre başkanı olduğunu, 5 adet sohbet grubu olduğunu, ayda bir kez Marmara Eğitimciler Derneği Genel Merkezindeki toplantılara katıldığını kendisi de katıldığı için bildiğini; yine tanık İ.G.’nun beyanında; sanık …’ın E.Ö’den önceki öğretmenlerden sorumlu olduğunu bildiğini, Çorum’da öğretmen mesülu ve öğretmeni olduğunu, daha sonra sanığın görevinin ÖKB (öğretmenler komisyon başkanı) yani sözde öğretmenlerin niteliğini artırmaya çalışan bir birim olduğunu, daha çok sohbetlerin yapılıp yapılmadığının sohbetlerin konusunu takip ettiğini, Marmara Eğitimciler Federasyonundan sohbet konularını alıp Tekirdağ’a getiren kişi olduğunu, Çerkezköy’de 2016 yılında Y.Y.’nin evinde bir sohbete katıldığını ve bu sohbeti sanık …’ın verdiğini sohbet içeriğinde de peygamber dönemindeki yaşanan sıkıntılar ile Fetullah Gülen’in şu dönemde çektiğini iddia ettikleri sıkıntıları özleştirmeye çalıştığını, 2016 yılında sanığın sohbetine katıldığından 17-25 Aralık ‘tan sonrada irtibatını koparmadığını söylediği; tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden sanığın FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde aktif rol alarak sohbet abisi olarak görev yaptığı, bu kapsamda sohbet adı altında örgütsel toplantılar düzenleyerek, toplantıya katılanların örgüte kazandırılmalarını sağlamaya, aynı zamanda örgüte bağlılıklarını artırmaya yönelik faaliyetler yürüttüğü, bu kapsamda Zaman gazetesine abone olmayı teklif ettiği, himmet, burs adı altında para talep ederek örgüte gelir sağladığı, ayrıca örgüt mensuplarının aralarında gizli haberleşmede kullandığı Bylock isimli programın ByLock CBS sorgu ile tespit olduğu, aynı zamanda HTS-CGNAT Baz istasyonları karşılaştırıldığında AYNI VE CİVAR BAZ istasyonundan iletişim sağlandığının tespit edildiği; böylelikle örgüt ile organik iradi bağını ve bu bağa ilişkin kastını ortaya koyduğu, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, örgütteki konumu, sanığın güttüğü amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamında ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişileştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
3. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
4. Diğer delillerin atılı suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, ByLock programının ayrıntılı kullanımını gösteren Tespit ve Değerlendirme Tutanağı beklenmeden karar verilmiş olması sonuca etkili görülmemiştir.
5. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Çorlu ilçesinde kendisine bağlı mütevelli heyeti ile yaptığı örgütsel toplantılarda sohbet verip örgüte fon toplayan, 2014-2015 yıllarında öğretmenlerden sorumlu Çorlu ilçe abiliği ve sorumlu diğer öğretmenlerin koordinatörlüğünü yapan ve sohbet konularını belirleyen, 2016 yılında da faaliyetlerine devam eden sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/1027 Esas, 2020/474 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …