Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6412 E. 2023/1995 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6412
KARAR NO : 2023/1995
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafi ve Bölge adliye mahkemesi
Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. …. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2018/10 Esas, 2018/42 sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.05.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/68 sayılı Kararı ile;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının sanık … hakkında Temyiz İstemi özetle;
Sanığın örgüt üyeliği suçundan cezalandırılması gerekirken eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığının kabul edilmesine ilişkindir.
B. Sanık … müdafinin Temyiz İstemi özetle;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın söz konusu örgütle sürekli bağı bulunmadığına,
3.Sanığın örgütle düzenli ve planlı bir ortaklık içerisinde yer almadığına,
4.Sanığın örgüt yöneticileri ile arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmadığına,
5.Sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine,
9. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … yönünden; sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock’u kullanmadığı, Bank … kaydında herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığı, aleyhine bir tanık beyanı bulunmadığı, yapılan açık kaynak sosyal paylaşım sitelerinde sanık yönünden bir suç unsuruna rastlanılmadığı, kapatılan sendikalara örgütün bir çağrısı veya talimatı ile kayıt olduğunun tespit edilemediği, sanığın evinde Zaman gazetesi yayını bulundurmasının ancak terör örgütü sempatizanlığına delalet olabileceği, terör örgütü üyeliği için mahkememizce benimsenen Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatları gereğince sanığın eylemlerinde örgüt hiyerarşisi içerisinde çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik unsurunun tespit edilemediği anlaşılmakla, sanığın cezalandırılabilmesi için dosyada kesin somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık …’nın örgüt üyeliği suçundan beraatine karar verilmiştir.
2.Sanık … yönünden; Sanık …’nın 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte kendi isteğiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli mesajlaşma programı olan Bylock isimli programı kullanmak, örgüte müzahir kurumlarda çalışarak derneklerine üye olmak suretiyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdan kanaat oluşmakla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan Mahkumiyet hükmü yönünden;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 Esas 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek; sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının talep edilmesi, tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi halinde operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilen ByLock HIS (CGNAT) kayıtları ve dosya içerisindeki HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişiden teknik rapor alınması, ayrıca maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve sanığın savunmalarının denetlenmesi bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, hükümden sonra UYAP üzerinden dosyaya gelen Dijital Materyal İnceleme Raporunda değinilen sanığa ilişkin tespitlerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, var ise beyanda bulunan şahısların gerekirse duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … hakkında kurulan Beraat hükmü yönünden;
Dosyada mevcut Bank … hesap kayıtlarına göre; talimat tarihinden önceki tarihte açtığı vadesiz hesabında talimat tarihinde para artışının bulunmadığı, bankacılık işlemlerinin/hesap hareketliliğinin, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da devam ettiği, sanığın örgüte müzahir gazete ve dergi abone olmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, temyiz dilekçesinde belirtilen sair fiilerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamına göre tam ve kesin olarak saptanamadığı, sanığın SGK kayıtlarına göre çalıştığı anlaşılan örgüte müzahir kurumda tayine tabi olarak çalıştığının belirlenemediği; tüm bu nedenlerle sanığın eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığından, sanığın örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği husunda her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sabit olmadığı gözetilerek; verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/68 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle sanık …’nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/68 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …