YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/656
KARAR NO : 2021/8695
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarih ve 2017/45 – 2018/223 sayılı kararı
Suç : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma (İbrahim yönünden)
Silahlı Terör Örgütüne Yardım etme (Mehmet yönünden)
Hüküm : Sanık …’nun TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
Sanık …’ın TCK’nın 314/2, 220/7, 3713
sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık … ve sanıklar müdafileri
Bölge Adliye Mahkemesince sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükmün, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde, diğer sanık hakkındaki hüküm olağan süresinde temyiz edilmekle,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, örgüte müzahir gazete ve dergiye abone olmanın müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Mahallinde ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre örgütsel toplantılara katılan, başka şahıslarını örgütsel toplantılara çağıran ve örgütle irtibatlı birtakım imamhatiplerin sorumlusu olan sanığın sübut bulan FETÖ/PDY silahlı örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 5237 sayılı TCK’nın 220/7. maddesindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olmakla, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan ederek örgüt ve kişisel faaliyetleri ile bazı örgüt mensupları ile ilgili birtakım bilgiler veren sanık hakkında TCK’nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Kabul ve uygulamaya göre de; TCK’nın 62/2. maddesinde takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiş olup; dosya kapsamına göre geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan, suçlama ile ilgili ikrarda bulunan sanık hakkında dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yasal olmayan gerekçelerle TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine, mevcut delil durumuna ve müsnet suçun niteliğine göre sanığın tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.