Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6676 E. 2023/3342 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6676
KARAR NO : 2023/3342
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/274 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollaması ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 13 ay 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/1984 Esas, 2018/1948 sayılı Kararı ile, sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1.ByLock’un istihbari bir delil olduğuna ve hükme esas alınamayacağına,
2.ByLock kullanımını gösteren ayrıntılı tespit ve değerlendirme tutanağı getirilmeden karar verildiği,
3.Sanığa verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesinin hukuka uygun olmadığına,
4.Sanığa tanıklarla yüzleşme, soru sorma hakkının tanınmadığı, tanıkların daha önceki ifadeleri göz önünde bulundurularak karar verildiğine, CMK’nın 181 inci maddesine aykırı olarak dinlendiklerine,
5.Tanık beyanlarının soyut olduğu ve ayrıntı içermediğine, salt itirafçı tanık beyanlarıyla mahkumiyet kararı verilemeyeceğine,
6.Tanık …K.’nın sanık hakkında “fakülte bittikten sonra sınavlara hazırlanırken sanık …’yla birlikte bu yapının evlerinde kaldığını” ifade ettiği gerekçenin 21. sayfasında belirtilmiş ise de tanığın böyle bir beyanının bulunmadığına, ayrıca tanık …K. ile Gizli tanık D.’nin aynı kişi olduklarına, bu sebeple …K.’nın dinlenmesinden vazgeçilmiş olmakla Gizli tanık D.’nin de dinlenmesinden vazgeçilmiş olacağnı
7.Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
8.Sanığın bizzat emniyet ekiplerine müracaat ederek hakkında gözaltı işlemi başlatığına,
9.Sanığın 15 Temmuz gecesi için tanıklığına başvurulmasını istediği kişilerin dinlenmesi talebinin mahkemece reddedildiğine,
10.Mahkumiyet kararının CMK’nın 230 uncu maddesine uygun gerekçeyi içermediğine,
11.TCK’nın 62 nci maddesi uygulanırken soruşturmada ve kovuşturmada mahkeme heyetine herhangi bir saygısızlığı olmayan sanığın hakim olması aleyhine yorumlanarak indirim oranının 1/10 olarak uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
12.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III- OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kendi adına kayıtlı olan …9918 nolu hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmış olduğu ByLock programını kullandığının ve BTK’dan gelen internet trafik bilgilerine göre 06.09.2014 – 16.03.2015 tarihleri arasında 349 defa ByLock programına erişim sağladığının tespit edildiği, tanık M.A beyanında; 2007 yılında Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandığını, 2008-2011 yılları arasında cemaatin kontrolündeki evlerde kaldığını, sanığın da 2007-2011 yılları arasında örgütün evlerinde kaldığını, bu dönemde birlikte sohbet ve toplantılara katıldıklarını beyan ettiği, …K’.nın Kayseri 2.Sulh Ceza Hakimliğinde 12.08.2016 tarihli müdafii huzurunda alınan beyanında; fakülte bittikten sonra sınavlara bu yapının evlerinde hazırlandığını, bu sınavlara hazırlanırken sanık …’yla birlikte bu yapının evlerinde kaldığını beyan ettiği, Gizli Tanık Deniz-2 beyanında; sanıkla birlikte staj evinde beraber kaldıklarını, cemaat ile bağlantısının iyi olduğunu beyan ettiği ve sanığın fotoğrafından teşhis ettiği, Gizli Tanık Defne beyanında; sanık …’nın staj döneminde cemaate ait evlerde kaldığını beyan ettiği, M.M’nin beyanlarında; sanık …’nın Konya Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu, bu yapının Güven yurdunda kariyer görüşmesi isimli düzenlemiş olduğu toplantıya katıldığını beyan ettiği ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, E.K.’nin beyanlarında; sanık …’nın Konya Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu, üniversite de okuduğu dönemde bu yapının evlerinde kaldığını, yine Ankara’da hakim savcı çalışma evlerinde sınava hazırlandığını, yine Ankara’da İdari Yargı Hakim adayları yapılanması içinde staj evinde kaldığını beyan ettiği, İ.N.’nin beyanlarında; Ankara’da hakim savcı çalışma evlerinde sınava hazırlandıktan sonra mülakat aşamasında ayrı bir eve geçtiğini bu evde sanıkla birlikte kaldıklarını, burada mülakat provasının da yapıldığını bu provaya sanığın da katıldığını girdikleri idari yargı mülakatını kazananlar arasında sanığın da bulunduğunu belirttiği bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek katılıp hiyerarşisine girdiği, örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla FETÖ/PDY mensuplarının kullanmış olduğu ByLock isimli haberleşme programını kullandığı, sanığın lisans döneminde, hakimlik sınavına hazırlanma sürecinde ve hakimlik stajı döneminde örgüte ait evlerde kaldığı, örgütün sohbetlerine katıldığı, bu şekilde sanığın yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemlerindeki yoğunluk, suçun işleniş biçimi ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözönünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
Her ne kadar sanık ByLock kullanmadığını savunmuş ise de, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun göndermiş olduğu CD’nin içerisinde yer alan kayıtlara göre sanığın ByLock tespit tutanağında ByLock’un ilk tespit edildiği tarihte hattını kullandığı imei numarasının ByLock tespit tutanağında yer alan imei numarası ile uyuşması ve sanığın hattının sanık tarafından kullanıldığının tespit edilmesi, yine internet trafik bilgilerine göre sanığın 349 defa ByLock programına erişim sağladığının tespit edilmesi karşısında sanığın ByLock konusundaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik ve birbirleri ile çelişen savunmalar olduğu kanaatine varılmış, yine her ne kadar sanık, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş ise de tanıkların sanığa suç atmalarını gerektirecek herhangi haklı bir sebebin olmaması, tanık beyanlarının birbirlerini doğrulaması ve tamamlamasının tanık beyanlarının doğru olduğunu göstermesi karşısında sanığın bu yöndeki savunmalarının da suçtan kurtulmaya yönelik ve birbirleri ile çelişen savunmalar olduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamında ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişileştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, ilgili birimlerden ayrıntılı “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın yeniden istenip dosya kapsamındaki CGNAT kayıtlarıyla karşılaştırması, sanık hakkında teşhis ve anlatımlarda bulunan İ.N., E.K., M.M., …K. isimli şahıslar ve Gizli tanıklar Defne ile Deniz-2’nin ve keza ifade tutanakları temyiz aşamasında gelen M.V.B. ve M.R.’nin tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmeleri, tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasından TCK’nın 62 nci maddesi gereğince 1/10 oranında indirim yapılırken netice hapis cezasının, “7 yıl 1 ay 1 …” yerine “6 yıl 13 ay 1 …” olarak yanlış hesaplanıp eksik ceza tayini,
b)TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, kendi içinde de çelişki oluşturan “duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz hal ve tavırlarına rastlanılmaması, sanığın yargılama sırasında gösterdiği pişmanlık düzeyi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri ” şeklindeki soyut gerekçe ile anılan maddenin uygulanması ve fakat indirim oranının mutad uygulama dışında 1/10 olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
c)Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin delalet maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/2984 Esas ve 2018/1948 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası a bendi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …