YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6716
KARAR NO : 2023/2984
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Delillerin hukuka uygun olması gerektiğine,
2.Milli istihbarat teşkilatı’nın adli kolluk yetkisi olmadığına,
3.ByLock verilerinin resmi usul ve yöntemlerle elde edilmediğine,
4.Yurt dışındaki bir delilin ancak adli istinabe ile temin edildikten sonra delil niteliğini haiz olabileceğine,
5.İstihbarat bilgisinin adli delil olarak kullanılamayacağına,
6.Dijital veriler elde edilmeden önce hâkim kararı alınmasının zorunlu olduğuna,
7.Olgu ve sanık somutlaştırılmadan genel bir hâkim kararı alınmasının -ceza yasalarında yeri olmadığı için- geçersiz olduğuna,
8.5651 sayılı internet kanununun somut olayda uygulanmadığına,
9.Haberleşmenin doğası gereği gizli olduğuna,
10.İfade hürriyeti, özel hayatın ve aile hayatının gizliği, basın, medya ve internet özgürlüğünün korunması gerektiğine,
11.Usulüne uygun elde edilmeyen kişisel verilerin suç oluşturacak nitelikte olduğuna,
12.ByLock’a ilişkin verilerin orijinal haliyle saklandığına dair hiçbir hukuki güvence olmadığına,
13.Aynı sunucuyu kullanan başka uygulamaların bulunduğuna,
14.Dünya’nın pek çok saygın kişi ve kuruluşları açıkça ByLock nedeniyle soruşturma ve kovuşturmaların çoğunun hatalı olduğunu açıklamış veya raporlaştırmış olduğuna,
15.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
16.İstinaf mahkemesi kararındaki gerekçelerden hiçbirini sanıkla somut olarak ilişkilendirmediğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY yapılanmasının kapsamında sanığın örgütün gizli iletişim aracı olarak kullandığı ByLock sistemini kullanması ve tanık F.Y. beyanına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altındaki toplantılarına katılması, tanık Ö.F.A. beyanına göre sanıgın sohbetlere katılması ve bazen sanığın evinde de toplanılması bu toplanmalarda ByLocktan gelen mesajların paylaşılması, gelen mesajların FETÖ propagandası ve motivasyon edici nitelikte olması nedeniyle; eylemlerinin Yargıtay’ın örgüt suçları açısından aradığı süreklilik ve çeşitlilik kriterine uyduğunun anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 314/2 nci maddesinden cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin yakalama tarihi olan “08.08.2016” yerine “15.07.2016 ” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; tanık beyanları itibariyle sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı; örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2018/430 Esas, 2018/1086 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.