YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7247
KARAR NO : 2023/3915
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan
kaldırmaya teşebbüs etme
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen Anayasal düzeni ortadan
kaldırmaya teşebbüs etme suçundan bearaat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.05.2018 tarihli, 2017/79 Esas ve 2018/171 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 16.10.2018 tarihli, 2018/1422 Esas ve 2018/1449 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılan vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden, temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddi ile hükümlerin onanması, sanıklar müdafilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bozulması kararları verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz istemi,
Sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyetleri gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafilerinin temyiz istemleri:
1-Aleyhe delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına,
3-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz istemi:
1-Aleyhe delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına,
3-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetlerine; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1- Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararları yönünden:
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair haklarında mahkumiyet kararı vermeye yeterli, kesin kanaat verici ve inandırıcı deliller bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; sanıklar hakkında beraate dair kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararları yönünden:
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının ilgili birimlerden yeniden istenmesi, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, hükümden sonra geldiği anlaşılan sanıkların sabit hatlardan ardışık arandığına dair raporlar ile sanık … hakkında beyanda bulunan A. E. B. ile N. A.’ya ait ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafilerine okunması, beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmeleri suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Kabul ve uygulamaya göre de:
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezaların 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve Kanun’a aykırıdır.
V. KARAR
1-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden:
Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 16.10.2018 tarihli, 2018/1422 Esas ve 2018/1449 sayılı Kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden:
Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.