Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/7251 E. 2023/2967 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7251
KARAR NO : 2023/2967
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/925, 2018/1240
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma,
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli, 2016/19 Esas ve 2018/135 sayılı kararı ile sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.06.2018 tarihli, 2018/925 Esas ve 2018/1240 sayılı kararı
ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi:

1-Aleyhe beyanların itibar edilemez nitelikte olduğuna,

2- ByLock delilinin hukuka aykırı nitelikte olduğuna,

3-Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, eksik araştırma yapıldığına,

4-Suçun unsurlarının bulunmadığına, kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın FETÖ/PDY iltisaklı olan Niğde Köyleri Dayanışma ve Kültür Derneğinin kurucu üyesi olduğu gibi denetim kurulu ordanında yedek üye olduğu, Niğde Başarı Çalışanları Derneğinin kurucu üyesi olduğu ve aynı zamanda yönetim kurulu organında yedek üye olduğu, tanık E. T.’nin müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluk ifadesinde, sanığın örgütün sohbet toplantılarına gittiğini beyan ettiği; aynı tanık mahkememizde vermiş olduğu beyanında, 17/25 Aralık sürecinden önce evlerinde örgütün sohbet toplantılarının eşinin daveti ile yapıldığını, sohbet konusunu erkekler arası olduğu için bilmediğini, fakat sanığın bu toplantılarda olduğunu bildiğini beyan ettiği, Bank … hesabı ile ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporunda 22.05.2014 tarihinde 3.000 TL, 03.06.2014 tarihinde 8.690 TL, 20.06.2014 tarihinde 3.200 TL, 18.07.2014 tarihinde 22.000 TL, 22.07.2014 tarihinde 4.870 TL, 25.12.2014 tarihinde 8.300 TL, 20.01.2015 tarihinde 11.240 TL parayı yatırdığı, ayrıca ekonomik saiklerden yoksun olarak 18.07.2014 tarihinde Yapı Kredi bankasından 27.800,00

TL kredi çektiği, aynı … Bank … bankasına 22.000,00 TL para aktardığı, 1 Temmuz 2015 tarihinde Yapı Kredi Bankasından 13.693 TL kredi çektiği, aynı … Bank Asyaya 10.300,00 TL para yatırdığının görüldüğü, çocuklarından S. Ö.’yü 2013-2016 yıllarında, FETÖ/PDY iltisakı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan okullara gönderdiği, 22.03.2014 tarihinde Arnavutluk ülkesine çıkış yaptığı, mahkememizde yargılanan birçok sanığın da bu gezide yer aldığı, ByLock programını 0533 … … nolu hattına ve ……. IMEI nolu telefonuna 26.12.2015 yılında indirdiği, sanık söz konusu programı indirdiğini kabul ettiği, sanığın telefonunda Samanyolu Haber ve Fetullah Gülen’in olduğu resimlere ilişkin girdilerin olduğu ve tüm bu hususlar ile FETÖ/PDY yapılanmasının simgelerinden sayılan bir kaç kriterinin sanığın üzerinde toplandığının görüldüğü, sanığın ise bu bileşenlere ilişkin olarak her hangi bir haklı ve makul bir açıklamada bulunmadığı, bu delil bileşkesinin Yargıtayın örgüt suçları açısından aradığı süreklilik ve çeşitlilik kriterine uyduğunun anlaşıldığı, sanığın üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında aşağıdaki mahkumiyet hükmü kurmak gerekmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 280/1.a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek,

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, hükümden sonra geldiği anlaşılan 495710, 513231, 513445 ve 513449 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile, sanık hakkında beyanda bulunan H. Ç. ve S. S.’ye ait ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.06.2018 tarihli, 2018/925 Esas ve 2018/1240 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.