YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7398
KARAR NO : 2023/177
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1181 E., 2018/1232 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2018 tarihli ve 2017/110 Esas, 2018/54 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/1181 Esas, 2018/1232 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.05.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın örgüt üyesi olmadığına, örgüt üyesi olması için gereken şartları sağlamadığına, ByLock programının sanık tarafından kullandığının net bir şekilde tespit edilmediğine, dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucunun beklenilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
2. Sanığın temyiz istemi özetle, örgüt üyesi olmadığına, 22 yıl boyunca yalnızca gazetecilik yaptığına, FETÖ ile iltisaklı kurumda çalıştığı dönemde yasaklı kuruluş olmadığına, Bank … hesap hareketlerinin rutin olduğuna ve talimat ile para yatırmadığına, ByLock programını kullanmadığına, bu nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesine ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını istediğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün ByLock araştırma raporunda, T.C.Kimlik No:357l…, Adı Soyadı: Ö. M., GSM Numarası: 5– — 07 64, İmei No:353—– İlk Tespit Tarihi: 05.10.2014 olarak ByLock tespitinin yer aldığı bildirilmiş, söz konusu hat Ö. M. adına kayıtlı ise de fiilen sanık … tarafından kullanıldığı, dosyada mevcut tespit ve değerlendirme tutanağına göre; sanık …’un kullanımında olan 5– — 07 64 nolu hatta ilişkin olarak, … nolu ID’yi kullandığı, kullanıcı adının … olduğu, şifresinin ..olduğu, listesine arkadaş eklediği ve başkası tarafından da eklendiği, sesli aramalar yapıldığı, BTK’dan gelen karşı IP bilgilerini gösteren müzekkere cevabına göre 5– — 07 64 nolu hat ile … nolu IP numarası üzerinden 05.10.2014- 18.12.2014 tarihleri arasında 505 adet sinyal bilgisinin bulunduğu, sinyal bilgisi alınan baz istasyonlarının çoğunlukla sanığın yaşadığı, çalıştığı ve gidip geldiği yerlerde olduğunun sanık tarafından da doğrulandığı, bu itibarla sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında gizli haberleşmek için oluşturulan ve örgüt üyesi olmayan kişilerin kullanma imkanı olmayan ByLock haberleşme programını kullandığı hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde anlaşıldığı, sanığın örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan şirkette uzun yıllardır gazeteci olarak çalışmış olması ve Bank … hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporuna göre hesapta 17-25 Aralık sonrasında artan oranda para hareketlerinin bulunması da Mahkemenin kanaatini destekler mahiyette olduğu belirtilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında “11.04.2017” yerine “11.04.2017 tarihi ve öncesi” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
Sanığın Bank … nezdindeki bankacılık faaliyetlerine ilişkin CD’nin ve buna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinde işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğunun anlaşıldığı, müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmıştır.
2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüt üyeleri tarafından gizlilik çerçevesinde görüşmeyi sağlayan ByLock isimli haberleşme programını kullanan ve örgütle iltisaklı kurumlarda tayin usulüne göre çalıştığı anlaşılan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu; dijital incelemelere ilişkin raporun dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle beklenilmesinden vazgeçilmesinin katkı sağlamayacağının anlaşılması ve yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçesine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/1181 Esas, 2018/1232 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen
temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.