YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7775
KARAR NO : 2023/438
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/109 E., 2021/151 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2017/195 Esas, 2020/174 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2021/109 Esas, 2021/151 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen davaya FETÖ/PDY terör örgütünün talimatıyla görevlendirildiği iddiasının delillendirilemediğine, sanık hakkında somut ve sabit bir delilin bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi özetle, mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, soruşturma ve kovuşturmayı yürüten makamlarının yetkisiz ve görevsiz olduklarına, tarafsızlığını yitirmiş hâkimler tarafından yargılamanın yürütüldüğüne, delillerin tartışılmadığına, yapılan aramaların 5271 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesine aykırı olarak yapıldığında, katılma kararlarının usul ve kanuna aykırı olarak verildiğine, gerekçeli kararın 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine aykırı olduğuna, görevden uzaklaştırma, meslekten çıkarma ve yeniden inceleme talebinin reddi kararlarının delil olarak kabul edilemeyeceğine, temel cezanın tayininde 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine uygun gerekçe gösterilmediğine, örgüt üyeliği iddiasının gerekçelendirilmediğine, örgüt ile var olduğu iddia edilen organik bağının ve hiyerarşik yapıdaki konumunun somut deliller ile gösterilmediğine, tanık H. E.’nin beyanlarının doğrudan bilgiye dayanmadığına, gerekçeli kararda tanık H. E.’nin duruşmadaki beyanına neden üstünlük tanındığının tartışılmadığına, gizli tanık Sinop’un ifadesinin duruşmada okunmadığına ve ifadesinin tahmine dayalı, duyum niteliğinde soyut beyanlar olduğuna, başkaca bir delille desteklenmeyen gizli tanık beyanının hükme esas alınamayacağına, tanık İ. O.’nun duruşmada alınan beyanının gerekçeli kararda belirtilmediğine, devletin açtığı ve faaliyetlerini denetlediği bir bankada salt olarak hesabının bulunmasının suç oluşturmayacağına, örgüt talimatı ile Bank … nezdinde bulunan hesabına para yatırmadığına ve
çekmediğine, içeriği belli olmayan HTS kayıtlarının hükme esas alınamayacağına, tutuklama nedenlerinin somut delil ve olgularla gerekçelendirilmediğine, duruşma talebinin kabulüne, hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda; sanığın Kocaeli hâkimi olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesinin 16.07.2016 tarih ve 4-345 sayılı kararı ile görevden uzaklaştırıldığı, akabinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24.08.2016 tarih ve 426 sayılı kararı ile meslekten çıkartıldığı ve yeniden inceleme talebinin 29.11.2016 tarih ve 434 sayılı kararı ile reddedildiği, sanığın Kocaeli iline atanmasına yönelik karara FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı HSYK üyesi T. G.’nin muhalefet oyu kullandığı, tanık İ. O.’nun gerek başka mahkemelerde gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda müdafi eşliğinde etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadelerinde, İstanbul ilinde bulunan özel yetkili mahkemelerde görevli hâkim ve savcılar hakkında gelen şikâyetler ile ilgili olarak Fetullah Gülen cemaati mensuplarının şikâyetlerin reddedilmesi yönünde oy kullandıklarını, kararname öncesi FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklı hâkim ve Cumhuriyet savcılarının bakanlık tarafından bilgi olarak kurula iletildiğini ve bu hususun göz önüne alındığını, bu şekilde tasarrufta bulunulan kişiler hakkında T. G.’nin muhalefet oyu kullandığını beyan ettiği, tanık İ. O.’nun duruşmada alınan beyanında ise, hâkim ve savcı şikâyetleri ile ilgili olarak HSYK Genel Kuruluna gelen şikâyetler ile ilgili cemaat mensubu olarak düşünülen ve hakkında cemaat mensubu olarak işlem yapılan üyelerin tamamının soruşturma izni vermediklerini ve özel yetkili mahkemelerde görevli hâkim ve savcıları koruma eğilimlerinin bulunduğunu beyan ettiği, gizli tanık Sinop’un 22.11.2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde, gerek ikili sohbetlerde gerekse görev yaptığı adliyelerde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olduğunu beyan ettiği, H. E.’nin 08.12.2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında müdafii eşliğinde alınan ifadesinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu beyan ettiği, tanık H. E.’nin duruşmada verdiği beyanının ise sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, sanığın FETÖ soruşturması kapsamında işlem gören kişiler ile iletişim kaydının bulunduğu, örgüte müzahir … Katılım A.Ş.’de sanığın kendi adına, oğlu ve eşi adına hesapların bulunduğu, sanığın Bank … nezdinde bulunan hesabındaki parayı talimat dönemi içerisinde hesabında tuttuğu, 22.01.2015 tarihinde hesabındaki 98.608,31 TL’yi çektiği ve bankanın TMSF’ye geçmesine yakın dönemde hesabını kapattığı, sanığın organik bağ içerisinde örgütün amaçlarına hizmet ettiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, sanığın örgüt içinde yer aldığı zaman dilimi, konumu ve faaliyetlerinin örgüte sağlamış olduğu katkı, kastının yoğunluğu ile suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren ve teşdiden 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp örgütün amaçlarına hizmet eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetleri ile örgüte sağlamış olduğu katkı sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2021/109 Esas, 2021/151 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.