YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7801
KARAR NO : 2022/10267
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanını Önlemek Hakkında Kanuna muhalefet, nitelikli dolandırıcılık
Hüküm : 1-Sanık … hakkında;
TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Sanık … hakkında; suçtan Kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanını Önlemek Hakkında Kanuna muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmasına yer olmadığına dair
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I-)Sanık … hakkında verilen karara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
20.07.2016 tarihi itibariyle, istinaf mahkemelerinin uygulamaya girmesiyle birlikte artık adlî yargıda, üç aşamalı yargılama sistemine geçilmesi, yeni kanun yolu sisteminde, öncelikle ceza davasında, ilk derece mahkemesinde bir yargılama yapılarak karar verilmesi, ardından kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların süresi içinde kanun yollarına başvuruda bulunmaları halinde, üst dereceli istinaf
mahkemesi (bölge adliye mahkemesi) tarafından ikinci kere inceleme yapılarak, kararın hem maddi hem de hukuki yönden denetiminin yapılması, son olarak da yine süresi içerisinde kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların temyiz sebeplerini gösterir dilekçe vermeleri halinde Yargıtayca temyiz incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bu aşamalardan biri, usul hukukuna uygun bir şekilde sonlandırılmadan bir sonraki aşamalara geçilemeyeceği de hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde açıktır.
Somut olayda; İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarih ve 2020/240 esas – 2021/36 sayılı kararı ile sanık … hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanını Önlemek Hakkında Kanuna muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ilk kez karar verildiği, anılan suçlar hakkında istinaf incelemesi yapılmadan dosyanın dairemize gönderildiği,
Bu nedenle öncelikle sanık … müdafiinin bozma istemli talebinin CMK’nın 260. maddesi kapsamında bölge adliye mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
II-)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.