Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/7993 E. 2023/179 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7993
KARAR NO : 2023/179
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/448 E., 2019/435 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/246 Esas, 2017/298 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/448 Esas, 2019/435 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın terör örgütü üyesi olmadığına ve kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yalnızca sohbete gitmesi ve fakir öğrencilere yardımda bulunmasının örgüt üyeliğini oluşturmayacağına, bu nedenle de sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın 2009 yılında Sakarya ilinde polis memuru olarak göreve başladığı, 2012-2014 yıllarında Ağrı’da görev yaptığı, 2015 yılında Düzce iline atandığı, Ağrı’da görev yaparken hazırlıkta dinlenen tanıklar E. A., E. A.’nın beyanları ve sanığın da itiraflarına göre kaldıkları bekar evinde cemaat sohbetlerine katıldıkları, polis memuru olmayan Vedat isimli şahsın kendilerine bu sohbeti yaptığını, bu sohbetlerde zaman zaman para toplandığını ve öğrencilere yardım yaptıklarını, 2006-2007 yıllarında Kocaeli’deki … … ve … dersanelerine giderken kendilerine oradaki hocaların … videolarının izlettirildiği, 17/25 Aralık sürecinden sonra bu yapıyla bağını kopardığı, şeklinde etkin pişmanlık mahiyetindeki ifadesi ve aksini gösteren dosyada başka bir delil bulunmayışı dikkate alınarak Polis memuru olan sanığın, dersane yıllarından itibaren örgütle bağlantı kurduğu, görev yaptığı 2012-2014 yıllarında örgütün sohbetlerine katıldığı, bu sohbetlerde toplanan paraya yardım etmek suretiyle katkıda bulunduğu, 17/25 aralık sürecinden sonra ( 2013 yılı) örgütle bağlantısını gösterecek herhangi bir bilgi veya belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık … İ.’nin, dosya arasında ve UYAP’ta yapılan kontrollerde bulunamayan ve sanığa duruşmada okunmaksızın gerekçeye esas alınan tanıklar E.A. ile E. A.’nın beyanlarının öncelikle Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmesi, bu tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanık M. V. İ.’nin alınan ifade metinlerinin okunması ile, diğer tanıkların da beyanları okunmaksızın gerekçeye yazılması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, ayrıca istinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan kişilerin de tanık olarak duruşmada dinlenilmesi gerektiği, özellikle tanıklara sanığın örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir somut eylemlerinin ortaya konulması bakımından örgütün operasyonel nitelikteki eylemlerinden sonra eyleminin bulunup bulunmadığının tespitine çalışılarak, tüm bu deliller kapsamında sanığın suçtan görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yol vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği, ayrıca sanığın polis memuru olduğu gözetilerek Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından sanık hakkında veri inceleme raporu düzenlenmiş ise bu rapor ile birlikte veri inceleme raporuna dayanak delilin elde edilişine dair gizli tanık …’un daha önce hakim huzurunda alınan ifade tutanağı ve CMK’nın 134. maddesine göre alınan hakimlik kararı ve varsa ayrıntılı analiz raporunun soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra emniyet, savcılık ve sorgu hakimliğindeki ifadelerinde örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayinine hükmedilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/448 Esas, 2019/435 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.