Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/8117 E. 2023/25 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8117
KARAR NO : 2023/25
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2061 – 2019/377
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge İlk Derece Mahkemesi’nce sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği, 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durum bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarih 2018/362 E. – 2018/92 K. sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 221inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.04.2019 Tarih 2018/2061 E.– 2019/377 K. sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.06.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin 28.10.2019 tarihl temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediği, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, sanığın farklı tarihlerde 2 kez arandığı ancak bu görüşmelerde ne konuşulduğuna, sanığın örgütsel toplantıya çağırılıp çağırılmadığına, çağrıldı ise katılıp katılmadığına, katıldı ise bu toplantının örgütsel nitelikte olup olmadığının tespit edilemediğine, sanığın savunmalarında yalnızca 2012 yılında örgütün dini sohbetlerine katıldığı ve örgüt evlerinde kaldığını beyan etmesine, bu tariht yapılanmanın örgüt olarak kabul edilmediğine, sanığın ByLock kullanmadığına ve Bank …’da hesabının bulunmadığına, bağlılık notu şeklinde değerlendirilen ‘’5’’notunun ve kimlik bilgilerinin örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilemeyeceğine açıklanan gerekçelerle sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında, … Kod … isimli örgüt mensubundan yakalanan dijital veride sanığa ait bilgilerin yer aldığı, örgüt tarafından TSKya yerleştirildiği, KakaoTalk isimli programı kullandığı, sanığın kendi ikrarlarının bulunduğu ve etkin pişmanlıktan faydalandığı iddiasıyla silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık atılı suçlamaları kabul etmiş, pişmanlık göstererek örgütle nasıl tanıştığını, örgüt evlerinde kimlerle kaldığını, hangi mahrem imamın kendisinden sorumlu olduğunu, mahrem imamın talimatıyla kakaotalk isimli programı kullandığını, örgüt içerisinde … ve … kod isimlerini kullandığını, bir dönem kaldığı örgüt evinde ev abiliği ve sonrasında örgüt içerisinde bölge talabe mesullüğü (BTM) yaptığını, gruplaştırıldığı askerlerin kimler olduğunu, Ankara’da görüştüğü mahrem imamın kim olduğunu ve ne sıklıkla görüştüğünü ayrıntılı olarak izah etmiş ve ikrara yönelik beyanlarda bulunmuştur.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2015/52389 soruşturma numarasına istinaden Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinden Değişik İş No:2015/2746 D.İş sayılı kararı uyarınca 30/07/2015 günü saat 17:15 itibari ile … T.C Kimlik Numaralı … isimli şahsın ikamet adresi olan … Mahallesi … Sokak No:9 içkapı no:1 …/… adresinde yapılan arama sonucunda bir kısım dijital veriler ele geçirilmiş, bu dijital veriler üzerinde yapılan incelemede Bursa ilinde bulunan çeşitli kademelerdeki örgüt üyeleri hakkında şahsi bilgilerin yer aldığı tespit edilmiş, ayrıca örgüt üyelerinin kamu kurumlarına yerleştirilme işlemlerinin takip edildiği ve sonuçlarının bu ele geçirilen dijital verilere aktarıldığı anlaşılmıştır.
Ele geçirilen dijital verilerde, sanığa ait kişisel bilgilerin yer aldığı, yine sanığa ait cep telefonunun yazılı olduğu ve sanığa örgüt içerisindeki konumu doğrultusunda bağlılık notu olarak 5 notunun verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle bahse konu dijital veri üzerindeki incelemeler usulüne uygun mahkeme kararına istinaden yapılmıştır. Sanığa ilişkin bu dijital veride yer alan bilgilerin sanığın gerçek bilgileri ile örtüştüğü görülmektedir. Yine kolluk tarafından düzenlenen analiz raporlarında bu dijital verilerin ele geçirilmemesi adına önceki tarihlerde silindiği ve bu şekilde bu bilgilerin soruşturmacı makamların eline geçmesinin önlenmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu dijital verideki bilgiler dikkate alındığında özellikle … ilinde faaliyet yürüten örgüt üyelerinin takibinin sağlanması amacıyla bu dijital veriye kaydedildikleri ve takiplerinin tek elden yürütülmeye çalışıldığı görülmektedir. Genel olarak tek başına kim tarafından ne şekilde düzenlendiği belli olmayan bir dijital veriye itibar etmek ve bu dijital veri doğrultusunda sanığın örgüt üyesi olduğu ya da olmadığı kanaatine varmak mümkün değil ise de; somut delillere dayanan bilgilerin örgüt üyeliği suçu için delil olma özelliği taşıdığı kabul edilmelidir. Bu yönüyle özellikle sanığın gerçek kimlik bilgileri ve şahsi halinin, yine kullandığı telefon numaralarının dijital verideki bilgilerle örtüştüğü görülmektedir. Ayrıca bilhassa sanığın kendi ikrarı doğrultusunda verdiği beyanlar ve dosyada bulunan diğer delillerin dijital veride ele geçen sanığa ait bilgilerle örtüştüğü görülmektedir. Bu nedenle … isimli şahıstan ele geçen dijital verilere itibar edilmiş ve sanığın örgüt içerisinde faaliyet yürüttüğü ve bu faaliyetlerinin takibi kapsamında kayıtlarının tutulduğu anlaşılmıştır.
Kendi ikrarı ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, öğrencilik dönemlerinde örgütle tanıştığı anlaşılan sanığın, örgüt evlerinde uzun süre kaldığı, bir dönem ev abiliği yaptığı, sonrasında bölge talebe mesullüğü(BTM) görevine yükseltildiği, örgüt içerisindeki takibinin zorlaşması ve tanınmasının önüne geçmek için … ve … kod isimlerini kullandığı, örgüt eliyle … sınavlarına hazırlanıp astsubay olarak …’ya yerleştiği, örgütsel irtibatını …’ya yerleştikten sonra da devam ettirdiği, bu kapsamda … ilinde bulunduğu süre içerisinde kendisinden sorumlu mahrem imam ile örgütsel toplantılar gerçekleştirdiği, mahrem abisinin talimatlarına uyarak bu toplantılara katıldığı ve aşamalarda alınan ifadelerinde kendi ikrarı ile bu hususları doğruladığı, yine … kod … isimli örgüt mensubunun ikametinde yapılan aramada ele geçirilen dijital veride sanığın kişisel bilgileri ile örgüt içerisindeki konumuna göre sanığa verilen bağlılık notunun yer aldığı, dosya arasında bulunan bu dijital veriye ilişkin veri inceleme raporu ve bu raporlar üzerindeki analizler doğrultusunda örgütün Bursa yapılanmasında yer alan kişilerin bir kısmının bu dijital veriye işlendiklerinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda örgüt içerisinde örgüt evlerinde kalmakla başlayan süreçte bu evlerde ev abiliği yapan, sonrasında BTM’lik görevi yürüten, … ve … kod isimlerini kullanan, örgüt eliyle …’ya yerleştirilen, astsubay olarak göreve başlamasından sonra dahi örgütle olan irtibatını kendisinden sorumlu mahrem imam vasıtasıyla sürdüren sanığın eylemlerinin örgüt üyeliği boyutuna vardığı, bu bakımdan sanığın örgüt hiyerarşisine girerek örgütle organik bağ kurduğu anlaşılmakla sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olduğu kabul edilmiş, sanığın savunmaları göz önünde bulundurularak hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle cezasında indirim yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince,, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ev abiliği yapan, sonrasında BTM’lik görevi yürüten, … ve … kod isimlerini kullanan, örgüt eliyle …’ya yerleştirilen, astsubay olarak göreve başlamasından sonra dahi örgütle olan irtibatını kendisinden sorumlu mahrem imam vasıtasıyla sürdüren, N. U.’nun isimli şahsın ikamet adresinde ele geçirilen dijital materyallerde kişisel bilgileri yer alan ve örgüt içerisindeki konumu doğrultusunda bağlılık notu olarak 5 notu ile kodlanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Soruşturma aşamasında verdiği ifadelerinde 19 şahsı teşhis eden, duruşmadaki beyanlarında “Uludağ üniversitesini kazanarak Bursaya geldim. 2012-2014 yıllar arasında örgüt evlerinde kaldım, ev abiliği ve BTM’lik görevleri yaptım, yine örgüt içerisinde … ve … isimlerini kullandım, ben subaylık sınavına kendim hazırlandım, kendim kazandım, örgütün herhangi bir yardımı olmadı, sınavı kazandıktan sonra beni 2 defa aradılar, …’dan birisi beni aradı, ismini tam hatırlamıyorum, beni ankesörlü telefondan aramıştı, görüşmek istediğini söyledi, bende hatıra binaen kendisi ile görüştüm, bu görüşmede biz sana yardımcı oluruz gibi şeyler söyledi, ben görüşmek istemediğimi söyledim, sonra bir daha yüz yüze görüştüm, bu görüşmeler 2015 yılında oldu, AŞTİ’ye yakın bir evde oldu, beni arayan kişi aynı kişiydi, ben bu kişinin ismini hatırlamıyorum, çünkü aradan 3 sene geçti, Ankara’da Kara Harp Okulunun kendi yurdunda kaldım, herhangi bir örgüt evinde kalmadım, ben verdiğim beyanlar doğrultusunda hakkımda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum, ayrıca beraatimi istiyorum, beni arayan kişi yine aynı okulda okuyan R. K. (soyadını tam hatırlamıyorum) ve soyadını bilmediğim … isimli öğrenci ile badileştirdiler”, “Beraatimi istiyorum, ayrıca ben yaptıklarımın yanlış olduğunu düşünmüyorum, suç olduğunu düşünmüyorum, ben bildiğim herşeyi samimi olarak anlattım” şeklinde ifade veren sanığın, hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek sanığın cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi ve uygulama maddesinin de TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi yerine TCK’nın 221/4. maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.04.2019 Tarih 2018/2061 E.– 2019/377 K. sayılı kararı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda etkin pişmanlık hükümleri gereği sanığın cezasında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini ve uygulama maddesinin TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi yerine TCK’nın 221/4. maddesi olarak gösterilmesi bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesine

gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verilmiştir.