YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8122
KARAR NO : 2023/2064
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarih, 2018/365 Esas, 2019/128 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, TCK’nın 314/3 ve 220/7 inci maddeleri yollaması ile 314/2 nci maddesi, TCK’nın 220/7 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarih, 2019/628 Esas, 2019/871 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine hükmün CMK’nın 280/2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi, TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.06.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (Lehe) temyiz istemleri özetle,
1.Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılması gerektiğine,
2.Tanıkların soruşturma aşamalarındaki ifadelerinin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
3.Bir kısım tanıklar ile sanık arasında husumet bulunduğuna,
4.Mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına,
5.Sanığın eylemlerinin bir kısım örgüt mensupları tarafından organize edilen dini içerikli olup kimi zaman örgüt propagandasının yapıldığı toplantılara katılmak, zaman zaman kendisinden muhtaç öğrenciler için talep edilen yardım taleplerine karşılık vermek ve bazı gezi faaliyetlerine katılmaktan ibaret olduğuna,
6.Sanığın katıldığı toplantılara örgütsel faaliyet amacıyla katılmadığına,
7.Katıldığı gezilerin 17/25 Aralık sürecinden öncesine tekabül ettiğine,
8.Sanığın istinaf aşamasındaki beyanlarının tek başına etkin pişmanlıktan faydalandırılması için yeterli olduğuna,
9.Sanığın hata hükümlerinden faydalandırılması gerektiğine,
10.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına,
11.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Tanık beyanları, sanığın özellikle soruşturma aşamasındaki ikrari mahiyetteki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre örgütün mütevelli heyetinde yer alıp toplantılarına katıldığı ve de örgüte himmet adı altında mali kaynak sağladığı, örgüt üyelerinin sahibi olduğu otelde barınma ihtiyacını karşıladığı ve de örgütsel toplantıların yapılması için yer temin ettiği, örgüte müzahir dernek üyeliği ve örgütün sohbet hocalarının koordinesinde yurt dışı gezilere katılması şeklindeki eylemlerinin örgütle organik bağ kuracak şekilde süreklilik,yoğunluk ve çeşitlilik arz eder nitelikte eylemler olmadığından sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak,kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Bununla birlikte ;
Sanığın eyleminin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden yapılan değerlendirilmesinde …. sanığın Çaykara İlçesinde örgütün mütevelli heyetinde yer alıp toplantılarına katıldığı ve de örgüte himmet adı altında mali kaynak sağladığı, örgüt üyelerinin sahibi olduğu otelde barınma ihtiyacını karşıladığı ve de örgütsel toplantıların yapılması için yer temin ettiğinin sanığın özellikle soruşturma aşamasındaki ikrari mahiyetteki beyanları, tanık beyanları ile hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konduğu ; sanığın eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar sanık soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak adına beyanlarda bulunmuş ise de; kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmüş ve inkara yönelik savunmalarda bulunmuş olması karşısında sanık hakkında şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
“…. dosya kapsamındaki beyanlardan hareketle sanığın 2012 yılından itibaren sohbet görünümlü örgüt toplantılarına dinleyici olarak katıldığı, yurtdışı gezilerine katıldığı, maddi destek sağladığı, himmet verdiği, mütevelli konumunun bulunduğundan yola çıkılarak bu yapıyla yapının gerçek yüzünün toplum tarafından anlaşılamayacağı dönemler itibariyle temasta bulunan sanığın, bu yapının gerçek yüzünün herkesçe farkedilebileceği tarihler olan 2014, 2015, 2016 yılları itibariyle de tanıkların bir kısmının beyanında geçtiği üzere bir kısmı gizli yapılan sohbet görünümlü örgüt toplantılarına katılarak, maddi destek sağlayarak ve mütevelli sıfatını bu tarihler itibariyle devam ettirerek, temasını sürdürdüğünün anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bu olgulardan hareketle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin süreklilik kazanan kararlarında belirtilen kriterlere göre silahlı terör örgütü üyeliği niteliğinde olduğu görülmekle, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, sanığın TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum görülmemekle takdiren 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesinin uygulanmasına, her ne kadar eylemin TCK’nın 221/3 maddesi kapsamında olduğundan bahisle iddianame tanzim edilmiş ise de, sanığın 18.12.2016 tarihinde etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanın incelenmesinde TCK’nın 221/3 maddesi kapsamında değerlendirilecek nitelikte olmadığı, bu ifadenin TCK’nın 221/4 maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, ancak sanığın mahkeme aşamasında hazırlık ifadesinden döndüğü nazara alınarak hakkında TCK’nın 221/3-4 maddeleri uyarınca uygulama yapılmayarak belirtilen gerekçeler ışığında aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. “
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, sanığın safahattaki ikrarına ve dosya kapsamına göre, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunan ve etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci maddesi gereğince indirim yapılarak ceza tayini gerekirken etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafi ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarih, 2019/628 Esas, 2019/871 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a ) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.