Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/8251 E. 2023/3248 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8251
KARAR NO : 2023/3248
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1503 E., 2019/148 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2017/39 Esas, 2018/166 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/1503 Esas, 2019/148 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle;

Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine,

Kendi durumunda olan bir çok sanığın ya 2 yıl 1 ay ceza aldığına ya da beraat ettiğine, kendisinin bu cezayı almasının izahının mümkün olmayacağına ve hukuksuz olduğuna,

En üst hadden indirim yapılmamasının hatalı olduğuna,

Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, talimatla para yatırmamış olması nedeniyle suçun sübuta ermeyeceğine,

Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın ilk kez 2012 Mayıs ayında Bank Asyada hesap açmış olduğu ve bu hesabın 15.07.2016 tarihine kadar açık olduğu, 2014 Eylül ayına kadar rutin olarak kullanılan hesaba 2014 Eylül ayında 9.492 TL yatırılarak altın karşılığı katılım hesabı, 2015 Mart ayında 9.999 TL yatırılarak altın karşılığı katılım hesabı, bankanın TMSF’ye devrinden sonra 2015 Aralık ayında 10.040 TL yatırılarak 3 ayrı katılım hesabı açılmış olduğu, para hareketlerinden görüleceği üzere sanığın

TMSF’ye devir tarihinden önce 2 adet katılım hesabı açmak suretiyle “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” eyleminden dolayı yardımın niteliği ve miktarı da dikkate alınarak TCK’nın 220/7 nci maddesi gereğince 3/5 oranında indirim yapılarak, neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak ertelenmesine ve sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş bünyesinde ilk kez 2012 Mayıs ayında açtığı ve rutin olarak kullandığı hesabına 2014 Eylül ayında 9.492 TL yatırılarak altın karşılığı katılım hesabı, 2015 Mart ayında 9.999 TL yatırılarak altın karşılığı katılım hesabı, bankanın TMSF’ye devrinden sonra 2015 Aralık ayında 10.040 TL yatırılarak 3 ayrı katılım hesabı açılmış olduğu, para hareketlerinden görüleceği üzere sanığın TMSF’ye devir tarihinden önce 2 adet katılım hesabı açmış olduğu, bunun yanında TMSF’ye devirden sonra da yine bir altın katılım hesabı açmış olduğu ve hesabın da 15.07.2016 tarihine kadar açık tutulmuş olduğu dikkate alındığında, 2 adet altın katılım hesabını bankaya para yatırılması talimatı verilen tarihler ile uyumsuz tarihlerde açtığı görülen, 1 katılım hesabını ise banka TMSF kontrolünde iken 2015 Aralık ayında açtığı tespit edilen sanığın, dosya kapsamına ve savunmasına göre hesabını rutin kullanmakta olması hem talimat dönemine denk gelecek şekilde 1 kez hem de talimat dönemi dışında 2 kez olmak üzere katılım hesapları açmak ve katılım pay tutarlarını tahsil etmekten ibaret eylemleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunması da nazara alındığında hesap hareketlerini örgüt liderinin talimatı üzerine gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin deliller bulunmaması nedeniyle, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçede açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 14.03.2019 tarihli ve 2018/1503 Esas ve 2019/148 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … Doç. Dr. … … …