YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8532
KARAR NO : 2023/3293
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde ,gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2018 tarihli ve…sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesi dördüncü maddesi ikinci fıkrası, 62 inci maddesi fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci,ikinci,üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve …sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.06.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.ByLock kullanmadığına,
4.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna
5.Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında daha fazla indirim uygulanması gerektiğine,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık kollukta alınan ifadesinde, (Savcılıkta ifadesi alınmamıştır) sulh ceza hakimliğindeki ve mahkememizdeki sorgusunda özetle; örgütle irtibatı olmadığını, A.O.B. adına kayıtlı bahse konu hattı kendisinin kullandığını, her iki hatla da ByLock uygulaması indirmediğini, yüklemediğini ve kullanmadığını, 2012-2016 yılları arasında örgüt evlerinde kaldığını, adına kayıtlı 0531 (…) (..) (..) GSM hattını ismini S. olarak bildiği kişiye verdiğini, bu hattı hiç kullanmadığını, etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini beyan ederek kendisini bu şekilde savunmuştur. İddia, savunma, tutanaklar bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; sanığın dedesi A.O.B.’ın adına kayıtlı ve fiilen sanığın kullandığı 0531 (…) (..) (..) numaralı GSM hattının takılı olduğu 35344002080624 ve 35392105175634 IMEİ numaralı telefonlar ile 46.166.164.181 ve 46.166.164.177 ByLock IP’lerinden giriş yaparak örgüt talimatı ile FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme ağı ByLocka dahil olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere sadece örgüt yöneticileri ve mensupları arasında kullanıldığı bilinen ByLock uygulaması üzerinden diğer örgüt mensuplarıyla yazışma ve konuşma yaptığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları incelendiğinde bu uygulamanın sanık tarafından kullanıldığının sabit olduğu, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edildiği, sanığın E.D. ve H.K.nın tutuklanmasını protesto amacıyla Samsun adliyesi yerleşkesi çevresinde toplanan kişiler arasında olduğu, bu hususların sanığın örgütle irtibatına karine teşkil ettiği, bu haliyle sanığın örgütsel eylemlerinin bulunduğu, örgütle organik bağ kurarak terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi olduğu sabit görüldüğünden mevcut delil durumu itibariyle incelemesi devam eden ve dönmeyen dijital materyal inceleme sonuçları beklenmeden, sanığın eylemleri nazara alınarak alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın yakalandıktan sonra eylemleri, örgüt üyeleri ve örgüt yapısı hakkında kısmi olduğu değerlendirilen bilgiler vermesi nazara alınarak etkin pişmanlık hükümlerinin takdiren kısmi olarak uygulanmasına, sanık adına kayıtlı ve fiilen sanık tarafından kullanılmadığı değerlendirilen 0531 (…) (..) (..) numaralı GSM hattının fiili kullanıcısının tespiti ve gereği için Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, gözaltında ve tutuk geçen sürelerin sanığın cezasından mahsubuna dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu kabul etmeyen, ByLock Tespit ve değerlendirme tutanağı bulunduğu halde ByLock kullandığını inkar eden, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ByLock Listesine ekli kişiler arasında yer alan M.N., F.A., M.T., G.Y., A.I., F.M.S., S.B., M.A. ve B.O. ile kimlikleri tespit edilemeyen 31987, 67628, 108916, 319187, 338293, 366621, 390963, 512214 vd. ID numaralı ByLock kullanıcısı kişilerin kim oldukları, bu kişilerin örgüt içerisindeki konumlarının ne olduğu hususunda herhangi bir bilgi vermeyen sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf bulunmadığından sadece eleştiri konusu yapılmakla yetinilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından başkaca bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütün operasyonel eylemlerinden sonra da örgütsel toplantılara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin “19.07.2017” yerine “24.07.2016” olarak yazılması”,
2-Sanığın dosyaya yansıyan eylemleri nazara alındığında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunduğu anlaşılan sanık hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/2381Esas, 2018/2359 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.