YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8791
KARAR NO : 2022/9665
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarih ve 2017/218 – 2018/387 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi, TCK’nın 62, 53, 58/6-9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü.
Mahkumiyete ilişkin karara yönelik sanık müdafi tarafından yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının, sanık müdafiisinin yokluğunda verilen İstinaf kararının 31.08.2018 tarihinde müdafinin iş yerinde bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince mahalle muhtarına teslim edilip ilgilinin kapısına ihbarname yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, ancak aynı Kanunun 23. maddesinin 7. bendine göre muhatabın adreste bulunmama sebebinin ve haber verilip imzadan imtina eden komşunun isminin tebligat parçasına yazılmaması nedeniyle gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği kabul edilip sanık müdafinin temyiz istemin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu değerlendirilerek bölge adliye mahkemesinin 28/09/2018 tarihli ek kararın kaldırılarak yapılan incelemede yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-1878 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir.
Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK’nın 221/2 maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK’nın 221/4 maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK’nın 221/3 maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde ise cezadan indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4 maddesinin ikinci cümlesi).
Bu açıklamalar ışığında dosyamıza konu somut olay değerlendirildiğinde;
1)Hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadan, dosya kapsamına göre vahim nitelikte herhangi bir suç işlediği iddia olunmayan sanığın 12/08/2016 tarihinde ilgili kolluk birimine kendiliğinden başvurarak örgütten ayrıldığını bildirmiş olması karşısında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü ile hukuki durumunun TCK 221/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması;
2)Kabul ve uygulamaya göre de;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK’nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK’nın 58/6. maddesinin de yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.