YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9110
KARAR NO : 2022/9393
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarih ve 2017/5 – 2018/199 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetkararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriklerine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği gözetilerek,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen ancak SGK hizmet kaydında görüldüğü üzere sırasıyla Şanlıurfa, Trabzon, Bursa, İstanbul, Kocaeli ve tekrar Şanlıurfa illerinde tayine tabi şekilde çalışması bulunan sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden yeniden istenmesi, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak, sanığın örgütle bağlantısını gösterir herhangi bir ifade olup olmadığının belirlenmesi, varsa ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin temin edilmesi, gerekirse beyan sahiplerinin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmeleri, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi tasarruf mevduatı sigorta fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği gözetilerek, somut olayda alınan bilirkişi raporundaki hesap hareketlerinin 2013 aralık ayı ve sonrasına ait olduğuda nazara alındığında, sanığın geçmişe yönelik tüm hesap hareketlerinin yeniden istenip ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak, savunmasının doğruluğu da araştırıp tüm beyan ve belgelerin CMK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 12.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.