Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9118 E. 2023/2067 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9118
KARAR NO : 2023/2067
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarih, 2017/529 Esas, 2018/399 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314

üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. …Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 30.11.2018 tarih, 2018/666 Esas, 2018/587 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.05.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,

1- Sanığın ByLock kullandığına ilişkin bir delil bulunmadığına,

2- Sanığın sicil notlarını düşürenler ve disiplin cezası verenlerin tamamının örgüt üyeliğinden tutuklanan asker şahıslar olduğuna,

3- Sanığın tanık C. T. ile aynı koğuşta kalmadığına,

4- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

“Sanığın, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla vermiş olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunca da onanan 2015/3 Esas sayılı karar ile silahlı terör örgütü olduğunu kabul ettiği Fethullahçı yapılanma içerisinde yer aldığı, Yargıtay kararında ayrıntılarına değinildiği üzere tespiti ve elde ediliş yöntemi itibariyle hukuka uygun delil olduğu kabul edilen, örgüt hiyerarşik üstlerinin tedbir amacı ile geliştirdikleri ve bağlılarınca kullanılmasını zorunlu kıldıkları şifreli haberleşme programı ByLock’u, 0553 … .. .. numaralı hattı üzerinden 26.09.2014 ile 06.11.2014 tarihleri arasında 250 kez bağlanmak suretiyle kullandığı, her ne kadar sanık bu programı kullanmadığını savunmuş ise de; sanığa ait GSM hattının HTS kayıtları ile CGNAT kayıtlarının karşılaştırılmasında baz istasyonlarının uyumlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tanık C. T.’nin, devresi olan sanığın koğuşta birkaç arkadaşı ile birlikte tedbir amaçlı olarak teyemmüm abdesti aldığını gördüğünü beyan etmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyetlerde bulunmak suretiyle Fetullahçı yapılanma içerisinde yer aldığının sabit olduğu anlaşıldığından, eylemine uyan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 53, 58/9, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabii kamu görevlisi olarak devlete sadakat yükümlülüğü dışına

çıkarak örgüt liderine bağlılık gösterdiği anlaşılan sanığın örgüt içerisindeki konumu, kastının yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özelliklerin dikkate alınması suretiyle takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.”

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) Dosya kapsamına göre, sanığa atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olan ve temyiz aşamasında dosyaya konduğu anlaşılan Y. C.’nin beyanlarının okunması ve gerektiğinde duruşmada tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlarının hangi tarihlere ilişkin olduğunun da sorulması,

c) İstinaf aşamasında dosyaya giren ve O. M. adlı şahıs adına düzenlenen iddianamede sanığın kendisi ile aynı rütbedeki şüpheli ile ardışık arandığına dair delilin somutlaştırılması adına sanığa ait hatlarda varsa ardışık irtibat baz ve karşı baz görüşme kayıtlarına ilişkin bilgilerin ilgili birimlerden gettirilerek CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca okunması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edileceğinin gözetilmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Aa. Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yetersiz ve yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayin edilmesi,

bb. Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 30.11.2018 tarih, 2018/666 Esas, 2018/587 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.