YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9129
KARAR NO : 2023/2680
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 tarih, 2018/89 E. – 2018/633 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 YIL 10 AY 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13.12.2018 Tarih, 2018/3392 E. – 2018/2260 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31/05/2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1.EAGLE kullanımının kesin olarak tespit edilebilmesi için inceleme yaptırılmadığına ve salt tespitin sanık aleyhine delil kabul edildiğine,
2.Sanığın 17-25 Aralık 2013 tarihi öncesinde herhangi bir grup zümre ayrımı yapmaksızın katıldığı toplantıların örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğine,
3.Sanığın K. G.’nin anlatımlarının 2012 yılına ilişkin olmasına ve tanığın ifadesinde sanık … yerine Serap Balcıyla ilgili konuları anlatmasına,
4.Örgüt için katalog evlilik faaliyetlerinde bulunmadığına, bu konudaki tanık beyanının tanığın taciz suçlaması sonucu işinden atılması nedeniyle sanığa duyduğu husumetten kaynaklandığına,
5.Sanığın para toplamadığına, Rektörlük çalışanlarından Memur Ali Yıldız’ın da mahkemeye sunduğu dilekçesinde toplanan paraların … parası ya da düğün, nişan mahiyetinde personelin kaynaşma adına topladıkları hediyeler olduğunu beyan ettiğine,
6.Sanığın örgüt üyesi olmadığına,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık, yönetimden memnun olmayanların iftiralarına maruz kaldığını, whatsap görüşmelerinin çocuğunun gittiği saygı kreşindeki velilerle yapılan toplantılar olduğunu, tanık K. S.’yi asla tanımadığını, kesinlikle EAGLE kullanmadığını, çocuklar internetten oyun indirdiklerini, ancak nasıl olduğunu kendisinin de bilmediğini, kimsenin evliliğine aracılık etmediğini, eagle kullanmadığını, kadro ve ünvanında değişiklik olmadan çalıştığını, tanık Öznur ile sadece yolda karşılaştıklarını, kendisini yalnızca kandil programından tanıdığını söylediğini, 17-25 Aralık öncesi dini saiklerle yapılan kandil programlarına katıldığını, bu toplantıların F. Gülen grubuna ait olup olmadığını bilmediğini, bu toplantılarına bir tanesinin Lale Derneğinde olduğunu, Lale Derneğine yalnızca bir kaç kez gittiğini, tanık Kadriye ile iş arkadaşlığı dışında ailece görüşmeleri olduğunu, aramada ele geçen kitaplardan haberinin olmadığını, tanık …’ın ahlaki problemleri nedeniyle disiplin soruşturması geçirip ceza aldığını, bu nedenle kendilerine husumet beslediğini, bu nedenle bu şekilde beyanda bulunduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş ise de; gerek tanık …’ın sanığın örgüt üyesi olduğuna dair beyanları (her ne kadar sanık tanık Kıyan’ın ahlaki nedenlerle üniversiteden atılması sebebiyle husumet beslediği için bu şekilde beyanda bulunduğunu savunmakta ise de; tanık Kıyan’ın örgütün üniversite yapılanmasına yönelik kovuşturmalarda elde edilen evraklardan taciz iddiasıyla soruşturma geçirdiği, ancak üniversite yönetimince yıllık izin dilekçesi işleme konulmayarak mustafii sayıldıığının anlaşıldığı, bu hususta doğrudan sanığa husumet beslemesi için bir neden olmadığı değerlendirilmiştir.) dinlenen tanıkların hemen hemen tamamının üniversite çalışanı olması, tanık … dışındaki tanıkların da sanığın örgüt bağlantısına dair beyanları, yukarıda yer verilen digital metaryallerdeki yazışmalardanve tanık …’ün beyanlarından, yine sanığın 17-25 öncesi kandil programı gibi programlara katıldığına dair bir kısım tevilli ifadelerinden örgütün sohbet adı altında düzenlenen toplantılarına katıldığı, yine sanığın eagle kullanıcısı olması, yukarıda izah ettiğimiz şekilde yapı tarafından bilgisayar işletmeni kadrosunda memur iken üniversitede değerli görevlere getirildiğnin değerlendirilmiş olması, sanığa ait yukarıda yer verilen HTS kayıtları, gerek sanığın gerek tanık Öznur’un beyanlarından sanığın Lale Derneği ile ilişkili olduğunun anlaşıldığı, söz konusu derneğin başkan ve üyeleri hakkında bylock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu, sanığın böyle bir dernekte gerek kendi beyanlarından gerek Öznur’un beyanlarından toplantılara katıldığının anlaşıldığı, yine tanık Canan ile tanık Öznur’un beyanları çelişse de, tanık Öznur’un örgüt hakkında bir kısım beyanlarda bulunmasına rağmen, beyanlarının etkin pişmanlık hükümlerinin amacına uygun olmadığı, bir kısım hususları tevil ettiği, bir kısım hususlarıda gizlediği değerlendirildiğinden hakkında Mahkememizce etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak hüküm kurulduğu göz önüne alınarak tanık Canan’ın beyanlarına üstünlük tanımak gerektiği, tanık Canan’ın ise sanığın örgüt üyesi kabul edilerek hakkında hüküm kurulan Öznur tarafından … kızlardan denilerek kendisine tanıştırıldığına dair beyanı, yine tanık Canan’ın sanığın üniversite’de yapı tarafından yükseltildiğine dair beyanları, yukarıda beyanına yer verilen rektörlük tarafından yapılan toplantıda sanık ve eşinin örgüt üyesi olduğunun çalışanlarca konuşulduğuna dair beyanları ve yukarıda izah ettiğimiz diğer hususlar dikkate alınarak sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın savunmalarının inkara yönelik olduğu kanaatine varılmış, dolayısıyla sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğunun kabulü gerektiğinden, sanığın örgüt içinde uzun süredir bulunduğunun tanık beyanlarından anlaşılmış olması, yapı tarafından etkin olduğu için özellikli kadrolara getirildiği kanaatine varılmış olması, eagle kullanıcısı olması şeklindeki hususlar göz önüne alınarak sanığın eylemine uyan TCK 314/2 maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasından TMK 5/1 maddesi uyarınca artırım yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında TCK 62. madde uyarınca indirim uygulanmasına,suçun niteliği, verilen cezanın miktarı ve bu ceza karşısında kaçma şüphesi de dikkate alınarak, ayrıca bir kısım örgüt üyelerinin adli kontrole rağmen yurt dışına kaçtığı bilinen bir olgu olduğu, bu nedenle kaçma şüphesi bulunduğundan tutukluluk halinin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin temadinin kesildiği tarih olarak değiştirilmesi dışında başkaca bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki “TCK.nun 58/9. maddesi yollaması ile aynı yasanın 58/6. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 58/9 maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca …Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.